(743 S. K. m. 619, 627)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kâğıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere, taraflar arasında geçerli bir taksim olmamasına, pay ve paydaş durumuna nazaran satış kararı verilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Satış yoluyla ortaklığın giderilmesi istenilen taşınmaz üzerinde bina ağaç vesaire gibi muhtesat varsa bunlar M.K. 619. maddesi uyarınca arzın mütemmim cüz-ü sayıldığından arzla birlikte satışına karar verilir. Ancak bunların bir kısım paydaşlara aidiyetine ilişkin tapuda şerh varsa veya bu hususta tüm paydaşlar ittifak ediyorsa o takdirde değerlere göre oran kurulması ve satış parasının bu oran esas alınarak dağıtılması gerekir. Oran kurulurken muhtesatın ve arzın dava tarihi itibarıyla ayrı ayrı değeri takdir ettirilir, bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri saptanır, bulunan tüm değer muhtesat bedeline ve arzın kımetine ayrı ayrı oranlanarak yüzde itibarıyle na kadarının muhtesata ne kadarının arza isabet ettiği belirlenir. Satış bedelinin dağıtımında da bulunan bu yüzde nispetler göz önünde tutularak muhtesata isabet eden kısmın sadece muhtesat sahibine veya payları nispetinde sahiplerine arza isabet eden kısmında payları oranında tüm paydaşlara verilmesi icap eder.
Muhtesatın arzın paydaşlarına değil de 3. şahsa aidiyetinin anlaşılması halinde bu şahsı muhtesat nedeniyle davaya dahil etme ve ona satış bedelinden pay verme mümkün değildir.
Olayımızda: Satışına karar verilen taşınmaz üzerinde davacı ve davalıya ait iki bina olduğu hususu ihtilafsızdır. Keşif sonucu düzenlenen 14.12.1999 tarihli heyet raporunda binaların ve arsanın değeri belirlenmiştir. Ancak oran kurulmamıştır. Mahkeme kararında da bilirkişi raporuna atıf yapılarak satış bedelinin paylaşımına karar verilmiş, oranlama yapılmamıştır. Yukarıda belirtildiği şekilde oran kurularak satış bedelinin bu oran dahilinde dağıtımına karar vermek gerekirken, bundan zuhul olunması doğru olmadığı gibi, kabul şekli itibarı ile de satış bedeli üzerinden alınacak harcın tarafların hisseleri nispetinde tahsili gerekirken, harcın tahsiline karar verilmesi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazları kabulü ile HUMK'nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 6.7.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy