(7201 S.K. m. 20, 21) (6570 S.K. m. 7)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava iki haklı ihtar nedeniyle tahliye istemidir. Mahkemece istem gibi tahliyeye karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tebligat Kanununun 20-21 ve Tüzüğün 28.maddesi gereğince muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan herbiri gösterilen adreste bulunmaz iseler tebliğ memurunun adreste bulunmama sebebini bilmesini muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti, zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazıp imzalaması gerekir.
Olayımızda, davalıya gönderilen ilk ihtarda davalının ne sebeple adreste bulunmadığı tevsik edilmemiştir. Ayrıca işyerine yapılan ikinci ihtarın tebliğide Tebligat Kanunu ve Tüzük Hükümlerine uygun değildir. Bu durumda davalıya yapılan ihtarların tebliği geçersizdir. Bu nedenle davanın reddine karar vermek gerekirken esasına girilerek karar verilmesi hatalıdır.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 11.7.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy