(818 S. K. m. 7, 260)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi isteğine ilişkindir. Mahkemece istem gibi karar verilmiş ve hüküm davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı taraf, davalının kiracı bulunduğu yere ait 1999 Haziran ve Temmuz ayı kiralarını ödemediğinden hakkında icra takibi yapıldığını, buna rağmen 30 günlük süre içerisinde kiraların ödenmediğini bildirerek gerçekleşen temerrüt nedeniyle tahliyesini istemiştir.
Davalı duruşmalara gelmemiş, cevap da vermemiştir.
Mahkemece kiralananın tahliyesine karar verilmiştir.
Borçlar Kanununun 260. maddesi gereğince temerrüt nedeniyle tahliye kararı verilebilmesi için, kiracıya yasal şartları taşıyan ihtarnamenin tebliğ edilmesi, istenen kira parasının muaccel olması ve bu kira bedelinin en az verilen 30 günlük süre içinde ödenmemiş olması gerekir.
Olayımızda; Davalı kiracının 1999/Haziran ve Temmuz ayı kiralarını ödemediğinden bahisle icra takibi yapılmıştır. Taraflar arasındaki 15.2.1999 başlangıç tarihli yazılı sözleşmede kiraların her ayın 15'inde ödenmesi kararlaştırılmış olup icra takibinin başladığı 28.7.1999 tarihinde her iki ayın kirası da muaccel olmuştur. Borçlu kiracıya gönderilen ve ihtarname hükmünde bulunan ödeme emri, talepte bulunan tarafından düzenlenen takip talepnamesine dayanılarak hazırlanıp gönderildiğinden talepnamedeki taleplerle sınırlı olacaktır. Borçlu kiracı hakkında temerrüt nedeniyle tahliye davası açılabilmesi için takip talepnamesinde tahliye isteğinin de açıkça yapılmış olması gereklidir. Oysa davacı tarafça düzenlenen 28.7.1999 tarihli takip talepnamesinde tahliye isteği bulunmayıp sadece başvurulacak takip yolu (haciz) belirtilmiştir. Bu durumda bu talepnameye göre düzenlenen ödeme emrine dayanılarak temerrüt nedeniyle tahliye davası açılamayacağından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tahliye kararı verilmesi;
Usul ve yasaya uygun bulunmadığından hükmün bozulması icap etmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 7.2.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy