(6570 S. K. m. 7)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava işyeri ihtiyacı nedeniyle kiralananın tahliyesi isteğine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ve hüküm davacı vekili tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı vekili, davacının evvelce "A. Ticaretin" ünvanı ile İhracat İthalat işleri yaptığını tekrar bu işleri yapmak üzere kiralanana ihtiyacı bulunduğunu bildirerek süresinde açtığı bu dava ile kiralananın tahliyesini istemiştir.
Davalı taraf, ihtiyacın samimi olmadığını, halen boş olan bir yeri olup orada iş yapabileceğini savunmuştur.
Mahkemece mahallinde yapılan keşif ve dinlenen bilirkişi beyanına dayanılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Dinlenen davacı tanıkları, davacının 1990 yılına kadar "A. Ticaret" ünvanı ile konfeksiyon ticareti ve inşaat malzemesi işleri yaptığını, o tarihten beri işlerine son verip boşta olduğunu, şimdi aynı işleri yapmak istediğini bildirmişlerdir. Davalı tanıkları ise ihtiyacın samimi olmadığını, şu an davacının bir iş yapmadığını ancak boş olan yerinde iş yapmasının mümkün bulunduğunu, ihtiyaç iddiasının samimi olmadığını açıklamıştır.
Mahallinde keşif yapılmış, kiralananın 160 m2 olduğu, 1. katte bulunduğu, davacının yapacağı nalburiye işine uygun olmadığını, zira konulacak malzemelerin ağırlığı gözönünde tutulduğunda 1. katta bu işin yapılamayacağını, ayrıca bu durumda halen boş bulunan 60 m2 yer ile bu yerin bitişiğinde lojman olarak tahsis edilmiş 70 m2 yer birleştirildiğinde nalburiye işinin bodrum katta yapılmasının mümkün ve uygun olacağı belirtilmiş ve mahkemece de bu belirlemeye dayanılarak red kararı verilmiştir.
Davacı, dava dilekçesinde açıkça ihracat işi ile iştigal edeceğini belirtmiş ve ihracat belgesini de dilekçeye eklemiştir. Davacı tanıkları dahi ifadelerinde davacının konfeksiyon ihracatı ve inşaat malzemesi ticareti yaptığını ve yine bu işleri yapacağını bildirmiş olmalarına rağmen mahkemece ticaret sicilinden getirtilen bir belgeye dayanılarak davacının yapmak istediği işin nalburiye işi olduğu kabul edilerek yapılan keşfe göre davanın reddi doğru değildir. Ayrıca bodrum katta bulunan ve halen boş olan yer ile lojman olarak kullanılan yerin birleştirilmesi suretiyle nalburiye işinin yapılabileceğinin kabulü de halen lojman olarak kullanılan yerin boş olmaması nedeniyle doğru değildir. Mahkemece davacıya yapmak istediği işin mahiyeti açıklattırılarak, talebe göre gerekirse yeniden mahallinde keşif yapılıp, tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması icap etmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 7.2.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy