(1086 S. K. m. 389)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kâğıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava işyeri ihtiyacı nedeniyle kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde davacının eşi ile birlikte iş yapacak olması nedeniyle kiralanana büro olarak ihtiyacının bulunduğunu belirterek davalının tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davacının aynı işhanında 65, 69 ve 70 no'lu işyerlerinin olduğunu, bunlardan 65 no'lu işyerini kendisine ihtiyaç nedeniyle ihtarnameler göndermeye başladıktan sonra birkaç kez kiraya verdiğini, son olarak da Aralık 1998'de kiralandığını, ihtiyacın samimi olmadığını, davanın kira bedelini arttırmaya yönelik olarak açıldığını, kendisinin 65 no'lu işyerine taşınmak istemesine rağmen davacının mevcut sözleşmedeki kira bedelinden daha fazlasını talep ettiğini ve kiralamaya yanaşmadığını, ayrıca davacının dava tarihinden önce 69 no'lu işyerine taşındığını, burada ticaretle iştigal ettiğini, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davacının 65 no'lu büroyu davalıya kiralaması halinde davalının kiralanandan tahliyesine karar verilmiştir.
HUMK'nun 389. maddesi uyarınca hüküm fıkrasında mahkemenin neye hüküm verdiği çok açık bir biçimde gösterilmelidir. Yani hüküm açık olmalı ve tarafların hak ve yükümlülükleri hiçbir tereddüte yer bırakmayacak şekilde hüküm fıkrasında belirtilmelidir. Bu nedenle hukukumuzda şarta bağlı hüküm verilmesi mümkün değildir.
Olayımızda; mahkemece halen başkasının kirasında olduğu anlaşılan 65 no'lu işyerinin davalıya kiralanması halinde davalının tahliyesine karar verilmiştir. Bu hüküm yukarıda açıklandığı üzere şarta bağlı olduğu gibi infaz kabiliyeti de bulunmamaktadır. Mahkemece davanın esası hakkında açık net ve uygulanabilir bir karar verilmesi yönünden hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK'nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 11.9.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy