(6570 S. K. m. 7)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kâğıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Daa, konut ihtiyacı nedeniyle kiralananın tahliyesi isteğine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ve hüküm davacı vekili tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı vekili, davacının halen 29 yaşındaki kızı ile birlikte 3/4 payı kızına ait bir evde oturduğunu, birlikte yaşamanın zorluk ve huzursuzlukları yüzünden kendi evine taşınmak istediğini, ayrıca da kızının nişanlı olup, evlenme hazırlığı yaptığını, eşyalar aldığını, evlenince bu evde oturacağını, artık birlikte oturmalarının mümkün olmadığını bildirerek davalının tahliyesini süresinde açtığı bu dava ile istemiştir.
Davalı vekili, davalının kiralananda 1992 yılından beri kiracı olduğunu, o tarihlerde düzenlenen tahliye taahhüdü nedeniyle 1995 yılında icra takibi yapılıp ardından tahliye davası açıldığını ve tahliye kararı alınıp, kararın onandığını, ancak ardından davalı ile dava dilekçesine ekli 15.11.1996 tarihli sözleşmenin yapıldığını, davacının samimi olmadığını, amacının kirayı arttırmak istediği, son olarak gönderdiği ihtarla istediği miktarın davalı tarafından kabul edilmemesi nedeniyle bu davanın açıldığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, savunma yönünde davanın reddine karar verilmiştir.
6570 sayılı yasa samimi ve zorunlu ihtiyacı tahliye nedeni kabul etmiştir. İhtiyacın samimi olup olmadığının tespitinde her dava açıldığı zamanki koşullara göre değerlendirilmelidir. Bu davada, davacının 70 yaşlarında bir bayan olup, reşit olan ve evlenme hazırlığı yapan kızı ile birlikte, kızının 3/4 payına sahip lduğu evde birlikte oturmakta ve müstakilen kendisine ait evde yalnız oturmak istemektedir. Ayrıca kızı evlenip o evde oturmaya devam edeceğine göre davacı onlarla birlikte oturmaya zorlanamayacağı gibi, bu durum söz konusu olmasa bile reşit olan kızı ile de oturmaya mecbur değildir. 5-6 yıl kadar önce tahliye taahhüdü nedeniyle açılıp sonuçlanan tahliye davasından alınan tahliye kararı icra yoluyla infaz edilecekken davalı tarafın talebi ve ricasıyla tekrar sözleşme yapılıp, birkaç dönem daha yenilenmesi ihtiyaç nedeniyle tahliye istenmesine engel teşkil etmemesi gerekir. Tanık beyanları da ihtiyaç iddiasını doğrulamış bulunduğundan tahliye kararı verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddi,
Usul ve yasaya uygun bulunmadığından hükmün bozulması icap etmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 11.9.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy