(2004 S. K. m. 269)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye ve itirazın iptali davasına dair karar davalı ve davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava temerrüt nedeniyle tahliye, itirazın iptali ve takibin devamı ile icra inkar tazminatı istemine ilişkin olup, yerel mahkeme temerrüt isteminin reddine, itirazın iptali isteminin kabulü ile icra inkar tazminatı talebinin de reddine karar vermiş, hükmü davacı vekili temerrüt nedeniyle tahliye isteminin ve icra inkar tazminatının reddine davalı vekili de itirazın iptali ve takibin devamına yönelik olarak temyiz etmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere, temerrüt ihtarnamesinin davalıya tebliğine rağmen kira parasının ödenmemiş olmasına, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceğine, idari yargıda açılan işlemin iptali davasının beklenmesine gerek olmamasına göre davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı vekilinin temyizine gelince;
28.4.1987 günlü protokol ile T.D.İ, 7160 m2 açık alanlı yeri davalı TMO'ne kiralamış ve son kez 28.4.1997 tarihinde akdedilen sözleşmede yıllık kira parasının 7.160 Dolar itibari ile 14.298.162.000.-TL ve yıllık peşin ödeneceği belirlenmiştir.
Özelleştirme Yüksek Kurulu 7.4.1997'de 1997/13 sayılı kararla Giresun limanının işletme hakkını 30 yıl süreyle davacı şirkete 3.203.774 Dolara verilmesini kararlaştırmıştır. Buna bağlı olarak 30.6.1997'de davacı şirket Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ve T.D.İ arasında işletme hakkı devir sözleşmesi yapılmıştır.
Dosyadaki belgeler ve yazışmalara göre davaya konu yerin 30 yıllık devri sözleşmesi kapsamında olduğu kira bedellerinin davacı tarafından talep edilebileceği anlaşılmaktadır.
Talep edilen kira bedeli yıllık peşin olup gerek icra takibi gerekse ihtar tarihi itibariyle muacceldir. Davacı şirketin muaccel kira alacağını talep hakkı olduğundan ve belirtilen sürede ödenmemiş olmasından dolayı temerrüt olgusu gerçekleşmiştir. Bu sebeple temerrüd nedeniyle tahliyeye karar verilmesi gerekirken kamu hizmetinin aksayacağı düşüncesi ile temerrüde dayalı tahliye isteminin reddedilmesi doğru görülmemiştir. Ayrıca icra takibine konu alacak likit ve muayyen olup, itiraz haksız görüldüğünden icra inkar tazminatına da hükmedilmesi gerekirken bu istemin reddedilmesi uygun bulunmadığından bu yöne ilişkin mahkeme kararı da doğru değildir. O nedenle yerel mahkeme hükmü bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 23.10.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy