(6570 S. K. m. 7)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde duruşmalı olarak temyiz edilmiş ancak dava duruşmalı işlerden olmadığından duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra dosyadaki bütün kâğıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava iki haklı ihtar, konut ihtiyacı ve davalının aynı belediye sınırları içerisinde oturabileceği konutu bulunduğu nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkeme davayı reddetmiş ve hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamına, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerekçelere, ödemelerin uzun süredir her ayın 15'inde yapılmasına ve davalı adına kayıtlı bir konut bulunduğu ispat edilemediğine göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
Davacı vekili, davacının emekli olduğunu, Akşehir'de kirada oturduğunu, oturduğu evin harap bir halde olup mal sahibi tarafından onarılacağından bahisle sürekli tahliye tehdidi altında bulunduğunu Konya'daki evine yerleşeceğini bildirerek davacının konut ihtiyacı nedeniyle kiralananın tahliyesini istemiştir.
Davacı tanıklarıda davacının emekli olduğunu, Akşehir'de kirada oturduğunu, oğlunun lise mezunu olup, üniversiteye hazırlık için Konya'da dersaneye devam edeceğini ve davacının Konya'da iş bulduğunu ifadelerinde açıklamışlardır. Davacı vekilinin temyiz dilekçesinde eklediği belgelerden de emekli olduğu ve oğlunun da lise mezunu olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının konut ihtiyacının gerçek ve samimi olduğunun kabulü ile kiralananın tahliyesine karar vermek gerekirken yazılı şekilde red kararı verilmesi hatalıdır.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK'nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 8.2.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy