(6570 S. K. m.7) (2004 S. K. m.272)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye-alacak davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava işyeri ihtiyacı nedeniyle kiralananın tahliyesi ile 550.000.000.-TL birikmiş kira alacağının tahsiline ilişkindir. Mahkemece kiralananın tahliyesine, 346.500.000.-TL alacağın tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından kiralananın tahliyesine yönelik olarak temyiz edilmiştir.
6570 sayılı yasanın 7/b-c-ç maddelerine dayanan tahliye davasının anılan yasa maddeleriyle İc.İf.K.272.maddesinin kıyasen uygulanması ve yerleşmiş içtihatlar uyarınca kira akdinin hitamını takip eden bir ay içinde açılması gerekir. Daha önce veya bir aylık dava açma süresi içinde tahliye iradesi kiracıya bildirilmişse bu irade açıklaması süreyi koruyacağından bu bildirimi takip eden dönemin sonuna kadar dava açma hakkı saklı tutulmuş sayılır. Bu gibi durumlarda aktin başlangıcı olan ayın kirasının ihtirazı kayıtlı alınıp alınmaması önemli değildir. Bu cihet kamu düzenine ilişkin olduğu için davalı tarafça ileri sürülme şartı aranmaksızın mahkemece kendiliğinden nazara alınması gerekir.
Davanın süresinde açılıp açılmadığının tespiti için öncelikle aktin başlangıcının, süresinin, böylece sona eriş tarihinin bilinmesi icabeder. Davacının bu tarihleri bildirmesi gerekir. Davalı karşı çıkarsa bu cihetin bir hadise olarak çözümlenmesi, bu konuda tanık dahil taraf delillerinin toplanması gerekir.
Olayımızda:Davacı kira akdinin 1.4.1997 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli olduğunu iddia etmekte davalı ise 1.3.1997 başlangıç tarihli 10 yıl süreli olduğunu savunmaktadır. Mahkemece davalının savunmasını kanıtlayamadığı, ihtarnameye nazaran davanın süresinde açıldığı kabul edilerek tahliye kararı verilmiştir. Davacı akdin 1.4.1997 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli olduğunu ileri sürdüğüne göre bu iddiasını kanıtlaması gerekir. İspat yükü davacıya aittir. Dinlenen davacı tanıkları akdin 1.4.1997 başlangıç tarihli olduğunu açıklamışlar ancak akdin süresi konusunda bir beyanda bulunmamışlardır. Davacı dava dilekçesinde sair delillere dayandığına göre yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre davanın süresinde olup olmadığına karar verilmesi gerekirken aksi düşünceyle ispat yükünün davalıda olduğu kabul edilerek tahliye kararı verilmesi hatalı olduğundan hükmün kiralananın tahliyesine yönelik olarak bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 19.2.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy