(3402 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden Zahide ... vs. vekili Avukat Songül ... ve Hazine vekili Avukat Armağan ... geldi. Aleyhine temyiz istenilen taraftan gelen olmadı. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü;
Karar: Kadastro sırasında dava konusu taşınmazlar Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malikhaneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacılar tarafından davalılar aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tescil ve elatmanın önlenmesi davası davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsellere ait tutanaklar ile dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacılar ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararda yazılı gerektirici nedenlere, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesinde öngörülen zilyetlikle iktisap şartlarının oluştuğu saptandığına, taşınmazın mirasçılar arasında paylaşılmadığı belirlenerek hüküm kurulduğuna ve 120 ada 59 sayılı parselin miras bırakandan kalmadığı ve iktisap şartlarının oluştuğu belirlendiğine göre yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle çekişmeli 110 ada 104, 120 ada 60 ve 120 ada 59 sayılı parsellere ilişkin hükmün ONANMASINA,
2-Diğer parsellere ilişkin davalı Hazine ile davacıların temyiz itirazlarına gelince;
a )Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararda yazılı gerektirici nedenlere ve zilyetlikle iktisap şartlarının oluştuğu saptandığına göre davalı Hazinenin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının REDDİNE,
b )Mahkemece çekişmeli 101 ada 178 sayılı parselin metruke olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hükme yeterli değildir. Vergi kaydında zilyedin Mustafa ....... olduğu belirtilmiştir. Taşınmazın Hazine adına vergide kayıtlı bulunması zilyetlikle iktisaba engel değildir. Bu nedenle komşu parsel kayıtları da getirtilerek çekişmeli parselin kaçak ve yitik kişilerden Hazineye kalıp kalmadığı araştırılmalı, yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı ayrıntılı ve gerekçeli bilgi alınmalı, sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece 135 ada 98, 107 ada 134, 107 ada 171, 107 ada 42 ve 107 ada 124 nolu parsellerin miras bırakan tarafından düzenlenen bağış ve satış senetleri kapsamında kaldığı, bu nedenle yapılan satışların geçerliliği kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hükme yeterli değildir.
Tapuda kayıtlı olmayan taşınmazlar menkul mal niteliğindedir. Menkul mallarda zilyetlik devredilmedikçe mülkiyetin alıcıya geçtiği kabul edilemez. Sözleşme taraflar yönünden bağlayıcı olup sözleşmenin tarafı olmayan kişiler sözleşmenin aksini her türlü delille kanıtlayabilirler. Esasen zilyetlik hukuki bir muamele değil, fiili bir olgu olduğuna göre her türlü delille kanıtlanması mümkündür. Kaldı ki, 27.2.1985 tarihli hibe senedin de ölümden sonra geçerli olduğu vurgulandığına göre zilyetliğin devir ve teslim edildiği de kabul edilemez. Bu nedenle zilyetliğin devir ve teslimi ile ilgili olarak satış ve hibe senetleri tanıkları ile senetleri onaylayan aza, muhtarlar, tutanak bilirkişilerinin ve tarafların bildirdiği ve bildireceği tüm deliller toplanarak ve birlikte değerlendirilerek hüküm kurulması gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğundan,
Sonuç: Temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulüyle hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için takdir olunan 97.500.000 TL. vekalet ücretinin aleyhine temyiz olunanlardan alınarak duruşmada kendilerini vekille temsil ettiren davacılara verilmesine 8.5.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy