(743 S. K. m. 658, 2) (818 S. K. m. 213)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı şufa davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava şufalı payın iptali istemine ilişkindir. Mahkeme davayı red etmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı, dava konusu ½ payın 26.7.1994 tarihinde davalı İlhan E.'na satıldığını, İlhan'ın da 22.8.1994 tarihinde davalı Erdoğan S.'ya temlik edildiğini, 26.7.1994 tarihinde 3.000.000.-TL olan payın 22.8.1994 tarihinde 50.000.000.-TL'ye satıldığını bu satışın gerçek satış olmayıp şufalı payın önlenmesine yönelik olduğunu, satışın muvazaa nedeniyle iptaline şufa hakkının tanınmasına bedelin gerçek değerine indirilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili satışın gerçek olduğunu muvazaa olmadığını aralarında fiili taksim olduğunu satılmadan önce kendilerine tebliğ edildiğini bedel yüksek olduğu için izin almadıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme şufalı payın alınması için davacıya tebliğ edilmesine rağmen almayıp daha sonra şufa hakkını kullanmak istemesi hakkını kötüye kullanımı niteliğinde olup objektif iyi niyet kuralları ile bağdaşmayacağından dolayı davayı red etmiştir.
Dava tapuda yapılan satış işleminden itibaren 1 ay içerisinde açıldığına göre dava süresindedir. Bu satıştan davacının haberdar olması veya satışa muvafakat etmesi kendisine tebliğ edildiği halde almaması kanundan doğan şufa davasının açılmasına engel değildir. Bu nedenle işin esası incelenerek sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz itirazlarının kabulü ile H.U.M.K.nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 23.1.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy