(1086 S. K. m.8)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye-alacak davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görülüşüp düşünüldü:
Karar: Dava temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi ve 836.125.530.-TL kira alacağının tahsili istemlerine ilişkindir. Mahkemece görevsizlik kararı verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde davalının kiralananda kiracı olup Kasım 1999 ayı kirasını yakıt, elektrik ve su paralarını ödememesi nedeniyle hakkında icra takibi yapıldığını, davalının 7.11.1999 tarihinde evi boşaltacağını söylemesine rağmen henüz anahtarını teslim etmediğini, bu durumda sözleşme gereği kira dönemi sonuna kadar olan muaccel kirayı da talep etmek durumunda kaldıklarını belirterek davalının temerrüt nedeniyle tahliyesini ve 836.125.530.-TL alacağın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davalının Başbakanlık'da görevli olup, kendisine lojman tahsis edildiğini, kiralananın tahliyesi konusunda davacıyla mutabakata vardıklarını, kiralanan tahliye edilmesine rağmen davacının kötü niyetle dönem sonuna kadar olan kira parasının tahsili için icra takibi yaptığını, kiralananın 3.12.1999 tarihinde tahliye edildiğini, bu durumda alacak yönünden mahkemenin görevsizlik kararı vermesi gerektiğini, kaldı ki müvekkilinin hiç kira borcunun bulunmadığını, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece tahliye yönünden dava açılırken kiralananın tahliye edilmiş olması sebebiyle davanın konusuz kalması ve alacak miktarının 400.000.000.-TL'nin üzerinde olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmiştir.
HUMK.nun 8/II 1.bendi uyarınca her türlü tahliye akdin feshi yahut tespit davaları ve bu davalarla birlikte açılmış kira alacağı davaları Sulh Hukuk Mahkemesinin görevine girer. Davacı dava dilekçesi ile hem tahliye hem de kira alacağı taleplerinde bulunmuştur. Mahkemece yargılama sonucunda vardığı sonuç itibariyle görevsizlik kararı verilmiş ise de yukarıda açıklanan yasa maddesi gereği ve talebin içeriğine göre davaya bakmak görevi Sulh Hukuk Mahkemesine aittir. Bu durumda işin esası incelenerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz itirazlarının kabulü ile H.U.M.K.nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 5.2.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy