(6570 S. K. m. 7)
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye-alacak davasına dair karar davacılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi ve kira alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkeme davayı reddetmiş ve hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere göre kiralanana ait sözleşmede davacı Dündar'ın diğer davacı Fatma'nın vekili olarak görünmesine, temerrüt ihtarının da Fatma'nın vekili olarak Dündar tarafından keşide edilmiş olmasına göre Dündar tarafından açılan davanın sıfat yönünden reddine karar verilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Kiralanana ait sözleşme 01.03.1998 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli olup davacılardan Fatma Y. ile davalı şirket arasında yapılmıştır. Davacı keşide ettiği ihtarla 1999 yılı Eylül ve Ekim ayı kiralan ile birlikte muaccel hale gelen dönem sonuna kadar kiralar toplamının yasal süre içinde ödenmesini istemiş, davalı ise ihtarın keşidesinden önce 07.07.1999 tarihinde kiralananı tahliye ettiğini bu tarihten sonraki kiralardan sorumlu olamayacağını, davanın reddi gerekeceğini savunmuştur. Bu durumda taraflar arasındaki ilk uyuşmazlık kiralananın daha önce tahliye edilip edilmediği hususunda toplanmaktadır. Her ne kadar mahkemece savunmanın doğruluğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş ise de, dinlenilen davacı tanıklarının beyanlarından kiralananın halen boşaltılıp teslim edilmediği, davalının kullanımında olduğu anlaşılmış ayrıca davalı tanıklarının beyanlarından da anahtarın davacı tarafa teslim edilmediği bahçeye bırakılmış olmasının davacı tarafa teslim anlamına gelmeyeceği anlaşıldığından kiralananın boşaltılmadığının kabulü gerekirken değerlendirmede hataya düşülerek davanın bu nedenle reddine karar verilmesi doğru değildir. Mahkemece temerrüt yönünden gerekli inceleme yapılarak sonucuna göre tahliye ve alacak konusunda bir karar vermek gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi hatalıdır.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK. nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 27.03.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy