(743 S. K. m. 628, 629) (4721 S. K. m. 698, 699)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar davalılardan Aziz S. tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava bir parça taşınmaz ortaklığının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkeme taksim suretiyle ortaklığın giderilmesine karar vermiş ve hüküm davalı Aziz S. tarafından temyiz edilmiştir.
Ortaklığın giderilmesi davalarında taksim istenmesi halinde dava konusu her taşınmazın ayrı ayrı ele alınarak pay ve paydaş durumuna göre taksimin mümkün olup olmadığının araştırılması gerekir. Paydaşlar muvafakat etmediği takdirde taşınmazın bir kesimi paydaşlar arasında paylı "müşa" bırakılamaz. Davada sulh vaki olmadığı sürece bir kısım taşınmazların bazı paydaşlara diğerlerinin diğer paydaşlara verilmesi şeklinde re'sen taksime gitmek mümkün değildir. Taksimde her bir taşınmazın pay ve paydaş durumuna arazinin verim niteliğine göre taksimin mümkün olup olmadığının bilirkişi aracılığıyla saptanması gerekir. Payların denkleştirilmesi için ivaz ilavesi icap ediyorsa onunda bilirkişilerin raporunda belirtilmesi gerekir. Taksim mümkünse fen ehline taksim projesi düzenlettirilir. Taşınmaz Belediye ve mücavir alan hudutları içerisinde ise taksim projesi eklenerek Belediye'den imar yasası ve yönetmeliği uyarınca bu taksime imkan olup olmadığı sorulur, taşınmaz Belediye ve mücavir alan dışındaysa aynı husus İl İdare Kurulundan sorularak saptanır. Taksim tarzında yani taksim projesindeki bölümlerin hangi paydaşa verileceği konusunda taraflar anlaşamazlarsa mahkeme huzurunda kura çekilerek hangi kesimin hangi paydaşa verileceği belirlenir.
Olayımızda:Dava konusu taşınmazın taksimi suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiş ise de,
1-Yol ve yeşil alana ayrılan bölümün terki konusunda tarafların beyanlarının alınmamış olması,
2-Mezarlık olarak belirlenen kısmın müşa bırakılması konusunda tarafların iradelerinin bulunup bulunmadığı,
3-Yukarıdaki esaslara göre taraflara verilen kısımlar için denkleştirme yapılıp yapılmadığı ve ivaz ilavesinin gerekip gerekmediği konusunun açıkça gösterilmemiş olması,
4-Taşınmazın taksimine karar verildiğine göre alınacak harca esas olarak değerinin belirlenmemiş bulunması doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 30.1.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy