(634 S. K. m. 50, 3, 10, 12) (743 S. K. m. 627, 628, 2) (4721 S. K. m. 698, 699)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar davalılardan Günser Ekselioğlu tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava 1 parça taşınmaz mal ortaklığının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkeme satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar vermiş, hükmü davalılardan Günser Ekselioğlu vekili temyiz etmiştir.
Davada taksim suretiyle ortaklığın giderilmesi istendiğine göre bu istek içinde kat mülkiyeti kurulmak suretiyle ortaklığın giderilmesi istemininde varlığını kabul etmek gerekir. Hal böyle olunca, öncelikle keşif yapılarak 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 50.maddesi uyarınca binada kat mülkiyetinin kurulup kurulmayacağının araştırılması, şayet bu mümkünse ikinci aşamada aynı yasanın 10.maddesi uyarınca pay ve paydaş adedine göre gerektiğinde ivaz ilaveside gözönünde tutularak herbir paydaşa veya hisseli kalması konusunda anlaştıkları takdirde anlaşan paydaşlara birer bağımsız bölüm isabet edecek şekilde taksim olanağı bulunup bulunmadığının tespiti icabeder. Payların denkleştirilmesi, gerektiğinde ivaz ilavesi ve guruplama ortaklar anlaşmazlarsa kur'a çekmek suretiyle hangi bağımsız bölümün hangi ortağa isabetinin belirlenmesi sadece muristen kalan taşınmazlar için mümkündür. Yoksa müşterek paydaşların herbiri varsa payına karşılık belirli bir bağımsız bölüm almış, onu kullanıyorsa paydaşların diğerinin kullandığı bağımsız bölümde hakkı yoksa ivaz ilavesi, pay denkleştirilmesi, kura çekme gerekmez. O bölümün paydaşa verilmesi icabeder. Bundan sonra aynı kanunun 3.maddesi uyarınca değerle oranlı olarak bağımsız bölümlere arsa payı tahsisi gerekir. Bölümlere arsa payı tahsis edilirkende daha önce gelişi güzel verilen zemindeki arsa payları nazara alınmaz. Bu işlemler için bir hukukçu ve iki teknik elemanın bilirkişi olarak seçilmesinde yarar vardır. Bu aşamadan sonra taksimi isteyen tarafa kat mülkiyeti kanununun 12.maddesinde sayılan belgeler tamamlattırılır. Ondan sonra arsa payları bu paylara karşılık verilen bağımsız bölüm numaraları ve sahipleri belirtilerek kat mülkiyeti kurulmak suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilir.
Olayımızda:Ortaklığın giderilmesi istenilen taşınmazın ½ payı davacıya, ½ payı davalıya ait iken davacının yargılamanın devamı sırasında payın ¼'ünü uhdesinde bırakarak geri kalan ¼ payını eşine devrettiği dosyada mevcut tapu kaydından anlaşılmaktadır.
Taşınmaz üzerinde davacı ile davalının bitişik nizamda karkas bina yaptıkları binalarda kat mülkiyeti kurulmak suretiyle taksimlerinin mümkün olduğu keşfen saptanmıştır.
Davacı payının bir kısmını yargılamanın devamı sırasında eşine devretmesi sırf taksimi önlemek olduğundan Medeni Kanunun 2.maddesi gereğince iyi niyet kuralı ile bağdaşmayacağından, mahkemece yapılacak iş davacı ile eşinin payının bir kabul edilerek taşınmazın 2'ye ifrazı ile taksiminin mümkün olup olmadığının araştırılması, mümkün ise taksim krokisinin onay makamına gönderilerek gerekli mütalaanın alınması gerekir. Şayet bu şekilde taksim mümkün değilse yukarıda belirtildiği gibi kat mülkiyeti kurulmak suretiyle taksiminin mümkün olup olmadığının araştırıldıktan sonra sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 10.4.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy