(743 S. K. m. 619) (4721 S. K. m. 684)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar davalılardan Şefika Kayatepe tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava 3 parça taşınmaz mal ortaklığının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkeme istem gibi karar vermiş, hükmü davalı Mustafa kızı Şefika K. temyiz etmiştir.
1-Dava konusu 90 parselde paydaş Şefika U.'nun baba adı Mehmet Ali olarak yazıldığı halde diğer parsellerde Mustafa olarak yazılmıştır. Her üç parseldeki Şefika U. ( K.'nin ) aynı şahıs olup olmadığı üzerinde durulmadan karar verilmesi;
2-Kabul şekli itibariyle de;
Satış yoluyla ortaklığın giderilmesi istenilen taşınmaz üzerinde bina ağaç vesaire gibi muhtesat varsa bunlar M.K.619.maddesi uyarınca arzın mütemmim cüz-ü sayılacağından arzla birlikte satışına karar verilir. Ancak bunların bir kısım paydaşlara aidiyetine ilişkin tapuda şerh varsa veya bu hususta tüm paydaşlar ittifak ediyorsa o takdirde değerlere göre oran kurulması ve satış parasının bu oran esas alınarak dağıtılması gerekir. Oran kurulurken muhtesatın ve arzın dava tarihi itibariyle ayrı ayrı değeri takdir ettirilir, bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri saptanır. Bulunan tüm değer muhtesat bedeline ve arzın kıymetine ayrı ayrı oranlanarak yüzde itibariyle ne kadarının muhtesata ne kadarının arza isabet ettiği belirlenir. Satış bedelinin dağıtımında da bulunan bu yüzde nisbetler gözönünde tutularak muhtesata isabet eden kısmın sadece muhtesat sahibine veya payları nisbetinde sahiplerine arza isabet eden kısmında payları oranında tüm paydaşlara verilmesi icap eder.
Muhtesatın arzın paydaşlarına değilde 3.şahsa aidiyetinin anlaşılması halinde bu şahsı muhtesat nedeniyle davaya dahil etme ve ona satış bedelinden pay verme mümkün değildir.
Olayımızda: Ortaklığının giderilmesi istenilen taşınmaz üzerindeki muhtesatların aidiyetleri hususunda tapunun beyanlar hanesinde şerh olmadığı gibi taraflarında ittifakı bulunmadığı halde oran kurularak satış bedelinin dağıtılması usul ve yasaya aykırı olduğundan hüküm bozulmalıdır.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 16.4.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy