(1086 S. K. m. 445)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden Hazine vekili ile aleyhine temyiz istenilen Yakup vs. vekili geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Karar: Tapulama sırasında dava konusu taşınmazlar tapu kayıtlarına miras hakkına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine göre payları oranında İsmet ve müşterekleri adlarına tespit edilmiştir. İtirazı Komisyonca reddedilen Hazine tapu kayıtları miktar fazlasının adlarına tescili istemiyle dava açmıştır. 7. Hukuk Dairesinin bozma ilamları doğrultusunda davalar birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 28.9.1993 tarih 1980/19 esas, 1993/222 sayılı hükmün taraflarca temyizi üzerine 7. Hukuk Dairesinin 14.2.1995 tarihli bozma ilamında özetle; Davalı vekili 15.7.1994 tarihli ek temyiz dilekçesinde bir kısım vergi kayıtlarının dava konusu taşınmazlara ait olduğunu iddia ederek uygulanması gerektiğini bildirmiş ve hükmün bu yönden de bozulmasını istemiş ise de, dava konusu taşınmazların tespiti sırasında vergi kayıtları gösterilmemiş, komisyon incelemesi aşamasında, duruşma safhasında, daha önceki temyiz isteklerinde, bozmadan sonraki yargılamada ve en son temyiz dilekçesinde dahi vergi kayıtlarından söz edilmemiş olmakla 15.7.1994 tarihli dilekçede ileri sürülen temyiz itirazlarının reddine karar verilmiş, ayrıca Mahkemece 1 dönüm karşılığı 919 metrekare hesabı ile sabit sınırlardan başlanarak her tapu kaydının tesisteki miktarına göre kapsadığı alan ayrı ayrı belirlenerek ve zilyedlikden edinilebilecek toplam miktarında 100 dönüm olduğu gözetilerek davalılar adına, geri kalan bölümlerinde Hazine adına tesciline karar verilmesi gereğine değinilmiştir. Davalılar vekili 18.4.1995 tarihli tashihi karar dilekçesinde de 1938 tarihli vergi kayıtlarına dayanmış ise de, istem 7. Hukuk Dairesince değerlendirilerek 16.2.1996 tarihinde reddedilmiştir. Bozma ilamına uyan mahkeme 6.6.1997 tarih 1996/11 esas 1997/15 karar sayılı kararla tapu miktarı artı 100 dönümü davalılar, geri kalan kısımları Hazine adına tescil etmiş ve hüküm Yargıtay 7. Hukuk Dairesi denetiminden geçerek 26.6.1998 tarihinde kesinleşmiştir. İsmet Ağar ve arkadaşları evvelce ek temyiz dilekçesinde belirttikleri 938 tarihli vergi kayıtlarına Hazinenin hileli yollara başvurması nedeniyle ulaşamadıklarını ileri sürerek Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 445/1. maddesine göre 11.8.1998 tarihinde iade-i muhakeme yoluna başvurmuşlar ve taşınmazların tamamının adlarına tescilini talep etmişlerdir. Mahkemece iade-i muhakeme davasının kabulüyle ( 17 Nolu parselin 93.000 metrekarelik bölümü dışında ) 1938 tarihli vergi kayıtları kapsamında kalan tüm nizalı parsellerin İsmet Ağar ve müşterekleri adına tesciline karar verilmiş; hüküm, Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 445/1.maddesinde yazılı şartların davacılar yararına gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de, Mahkemenin değerlendirmesi dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Davacı taraf dayandıkları vergi kayıtlarını Hazinenin fiili sebebiyle önceki yargılama sırasında ibraz edilemediğini ileri sürmek suretiyle yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunmuş ise de, olayda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 445/1.maddesinde yazılı şartların gerçekleşmediği açıkça bellidir. Davacılar tarafından Hazine aleyhine açılan ve kesinleşen 1996/11 esas 1997/15 karar sayılı dosyada söz konusu vergi kayıtları temyiz inceleme ve tashihi karar safhasında ileri sürülmüş ve 7.Hukuk Dairesi davacıların bu talebi ile ilgili inceleme yapıp karar vermiştir. Bu itibarla olayda davacıların ileri sürdüğü karşı tarafın fiili sebebiyle kaydın ibraz edilememesi şartı oluşmadığı gibi, bir mücbir sebep de söz konusu değildir. Hal böyle olunca, yargılamanın yenilenmesi şartlarının gerçekleşmemiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekir.
Sonuç: Mahkemece yanlış değerlendirme sonucu yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğundan temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için takdir olunan 97.500.000 TL. vekalet ücretinin aleyhine temyiz olunan taraftan alınarak, duruşmada vekille temsil olunan Hazineye verilmesine 26.6.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy