(818 S. K. m. 256) (1086 S. K. m. 428)
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava akde aykırılık nedeniyle kiralananın tahliyesi isteğine ilişkindir. Mahkemece istem gibi karar verilmiş ve hüküm davalı vekili tarafından temyiz olunmuştur.
Davacılar vekili, davalının sözleşmedeki hükme rağmen stopaj kesintilerini yatırıp makbuzlarını kiralayana vermediğini, ihtar gönderildiğini belirterek akde aykırılık nedeniyle tahliyesini istemiştir.
Davalı, stopaj makbuzlarının verilmemesinin akde aykırılık teşkil etmeyeceğini zaten dava konusu yerde emlak komisyonculuğu faaliyetini 05.12.1996'da sona erdirip vergi kaydını da kapattığını, o zamandan beri mesken olarak bu yeri kullandığını davacıların da bildiğim, o zamandan beri dava açmadıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, kiralananın halen işyeri olarak kullanıldığı, bu nedenle stopaj belgelerinin verilmemesinin akde aykırılık teşkil edeceği belirtilerek kiralananın tahliyesine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki 01.04.1991 başlangıç tarihli ve l yıl süreli kira sözleşmesi ile dava konusu yer davalıya "Emlak Pazarlama Bürosu" olarak kiralanmıştır.
Davacılar, davalıya stopaj makbuzlarının teslimi için ihtarname tebliğ ettirmişlerdir.
Ancak;
Borçlar Kanununun 256. maddesi gereğince akde aykırılık nedeniyle tahliye istenebilmesi için iddia olunan muhalefetin doğrudan kiralananın kullanımı ile ilgili olması gerekir. Stopaj ödenmesi ve makbuzlarının kiralayana teslim edilmesi doğrudan kiralananın kullanımı ile ilgili olmadığından makbuz verilmemesinin akde aykırılık olarak kabul edilmesi ve bu nedenle tahliye kararı verilmesi mümkün değildir.
Ayrıca davalının kiralananı mesken olarak kullanma eylemi nedeniyle süreli bir ihtar davalıya tebliğ ettirilmediğine göre bu iddia yönünden de akde aykırılık olgusundan söz edilemeyecektir. Bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davarım kabulü hatalı görüldüğünden hükmün bozulması icap etmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK. nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 28.05.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy