(818 S. K. m. 256)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava akde aykırılık nedeniyle tahliye istemidir. Mahkemece paydaş olan davalının kiralanandan tahliyesi isteminin reddine, taraflar arasındaki akdin feshine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde davalı ile 20.2.1992 tarihli kira sözleşmesi yapıldığını, kiralananın kullanıldığı sürede izinsiz akde aykırı tadilat, yıkım ve düzenlemeler yaptığı, süreli ihtara rağmen akde aykırılığın giderilmediği bu nedenle taşınmazın tahliyesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı taşınmazda paydaş olduğunu tahliye isteminde bulunulamayacağını, yapılan tadilatların banka olarak kiraya verildiğinde işin gereği olarak çok önceden yapıldığını bu hususta tanık dinlenebileceğini, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece mahallinde keşif yapılmış, ayrıca daha önce yapılan tespite dair dosya da celbedilmiştir.
tespit dosyasındaki bilirkişi raporunda yapılan tadilat ve değişikliklerin yeni yapıldığı konusunda bilgiye rastlanmadığı ifade edilmiş, davalı da eski tarihli olduğunu savunduğuna göre kendisinden bu konudaki delilleri sorulup toplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile H.U.M.K.nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 7.6.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy