(743 S. K. m. 619)
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar davalılardan Hüsnü B. tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava neticeten 10 parça taşınmaz mal ortaklığının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkeme satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar vermiş, hüküm davalılardan Hüsnü B. tarafından 113 ada 3 parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Satış yoluyla ortaklığın giderilmesi istenilen taşınmaz üzerinde bina ağaç vesaire gibi muhtesat varsa bunlar M.K.619.maddesi uyarınca arzın mütemmim cüz-ü sayılacağından arzla birlikte satışına karar verilir. Ancak bunların bir kısım paydaşlara aidiyetine ilişkin tapuda şerh varsa veya bu hususta tüm paydaşlar ittifak ediyorsa o takdirde değerlere göre oran kurulması ve satış parasının bu oran esas alınarak dağıtılması gerekir. Oran kurulurken muhtesatın ve arzın dava tarihi itibariyle ayrı ayrı değeri takdir ettirilir, bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri saptanır. Bulunan tüm değer muhtesat bedeline ve arzın kıymetine ayrı ayrı oranlanarak yüzde itibariyle ne kadarının muhtesata ne kadarının arza isabet ettiği belirlenir. Satış bedelinin dağıtımında da bulunan bu yüzde nisbetler gözönünde tutularak muhtesata isabet eden kısmın sadece muhtesat sahibine veya payları nisbetinde sahiplerine arza isabet eden kısmında payları oranında tüm paydaşlara verilmesi icap eder.
Muhtesatın arzın paydaşlarına değilde 3.şahsa aidiyetinin anlaşılması halinde bu şahsı muhtesat nedeniyle davaya dahil etme ve ona satış bedelinden pay verme mümkün değildir.
Olayımızda: Ortaklığının giderilmesi istenilen taşınmaz hakkında yapılan yargılama sırasında davalılardan Hüsnü B. taşınmaz üzerindeki iki katlı betonarme binanın kendisine ait olduğunu savunmuştur. Nitekim yerinde yapılan keşifte 113 ada 3 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan iki katlı betonarme bina olduğu tespit edilmiş, bilirkişilerce değerlendirmeler yapılmıştır. Dosyaya celbedilen tapu kaydında bu bina hakkında bir beyan yok ise de temyiz dilekçesine eklenen tapu kayıt örneğinin beyanlar hanesinde üzerindeki kargir iki katlı evin Hüsnü B.´a ait olduğu yazılıdır. Bu durumda mahkemece taşınmaza ait son tapu kaydı getirtilerek muhtesatın aidiyeti konusunda bir kayda rastlandığı takdirde yukarıdaki esaslara göre oran kurularak satış bedelinin bu oran dahilinde dağıtılması gerekir. Bu husus gözetilmeden karar verilmesi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK. nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 11.06.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy