(743 S. K. m. 659)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı şuf'a davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davacı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara davetiyeler gönderilmişti. Belli günde davacı vekili Av. Tevfik Ö. geldi. Davalı asil Mehmet T. gelmedi, tebligat var. Hazır bulunanın şifai beyanı dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, şuf'alı payın iptali ve tescili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı vekili, müvekkilinin paydaşı bulunduğu 1 parsel sayılı taşınmazda davalının 3.11.2000 tarihinde pay satın aldığından bahisle 10.11.2000 günü süresinde açmış olduğu işbu dava ile şuf'a hakkının tanınmasını istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Kanuni şuf'a hakkı paydaşlardan birisinin payını üçüncü kişiye satması halinde, diğer paydaşlara, o payı satın alan üçüncü kişiye neye mal olmuşsa o bedel üzerinden satın alma hakkı veren inşai bir haktır. Şuf'a hakkı temlik işlemiyle doğduğundan satıştan önce payın davacıya teklif edilmiş olmasının şuf'a hakkının kullanılmasında hukuken önemi bulunmamaktadır. Pay kendisine teklif edildiği halde almayıp sonradan şuf'a hakkını kullanması nedeniyle davacı kötü niyetli olarak kabul edilemez. Zira henüz satış olmadığından hak doğmamıştır. Dava süresinde açıldığına göre şuf'a bedelinin yatırılması için davacıya münasip süre verilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bundan zuhul olunarak yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, davacı yararına takdir olunan 60.000.000.-TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 18.9.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy