(1086 S. K. m. 567)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde duruşmalı olarak temyiz edilmiş ancak dava duruşmalı işlerden olmadığından reddine karar verildikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava iki parça taşınmaz mal ortaklığının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece taşınmazların satışı suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Satış suretiyle ortaklığın giderilmesi davalarında taşınmaz üzerinde bulunan bina, ağaç, vesaire gibi muhtesatın aidiyeti ihtilaflı olup bunun üzerinde bazı paydaşlar hak iddia ediyorsa ve bu ihtilafın öncelikle hallini istiyorsa bu takdirde muhtesatın değeri esas alınarak sulh mahkemesinin görev alanına giriyorsa sorunun hadise olarak sulh mahkemesinde çözümlenmesi aksi halde hak iddia eden paydaşa görevli mahkemede dava açmak üzere HUMK.nun 567.maddesi uyarınca 10 günlük yasal süre verilmesi gerekir. Yasadan doğan bu süre kesin olup azaltılıp çoğaltılamaz. Bu süre içinde dava açılırsa sonucu beklenir. Şayet açılmazsa mahkeme ihtilaf yokmuş gibi davaya devam eder.
Olayımızda:Davacı tarafından dava konusu 152 ve 154 parsel nolu taşınmazlar üzerinde bulunan yarı yığma kargir yapıların kendisine ait olduğu iddia edilmiş ve mahkemece verilen kesin süre içinde muhtesatların mülkiyetinin tespiti için Konya 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/318 esas sayılı dosyasında dava açtığına göre yukarıda açıklanan esaslar çerçevesinde bu davanın sonucu beklenmeden yargılamaya devamla noksan inceleme sonucu taşınmazların satışına karar verilmesi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 25.6.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy