(743 S. K. m. 658) (1086 S. K. m. 163)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan şuf'a davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kâğıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava şuf'alı payın iptali ile davacı adına tescili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının dava konusu 6 no'lu parselde 69/2564 hisseyi 10.7.1996 tarihinde 20.000.000 TL bedelle satın aldığını müvekkilinin Avusturya'da işçi olarak çalışması nedeniyle 1.11.2000 tarihinde öğrendiğini, şuf'a hakkını kullanmak istediğini belirterek şuf'alı payın iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın süresinde açılmadığını, davalının dava konusu hisseyi aslında 20 yıl önce aldığını ancak tapudaki devrin 4.7.1996 tarihinde yapıldığını, tarafların birbirlerine çok yakın olmaları nedeniyle davacının satıştan haberdar olduğunu, davalının aldığı hisse üzerine ev yaptırdığını, davacının bunu da bildiğini, ayrıca davanın görevsiz mahkemede açıldığını, dilekçede belirtilen değerin çok düşük olduğunu davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacıya akit tablosunun celbi için kesin mehil verilmesine rağmen ara kararının yerine getirilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı, dava konusu 6 parsel no'lu taşınmazda davacı tarafından satın alınan 69/2564 hissenin iptali ile kendi adına tescili için şuf'a davası açmıştır. Mahkemece 21.12.2000 tarihli celsede davacı vekiline davalının satın aldığı hisse ile ilgili akit tablosunun ve tapu harç ve masraflarını gösterir kayıtların celbi için süre verilmiş, bir sonraki celse olan 26.2.2001 tarihli celsede davacı vekiline önceki ara kararını yerine getirmesi için 10 günlük kesin mehil verilmesine karar verilmiştir. 2.4.2001 tarihli celsede ise kesin mehile rağmen ara kararı yerine getirilmediğinden davanın reddine hükmedilmiştir. Kesin mehil konusu HUMK'nun 163. maddesinde düzenlenmiştir. Bir resmi daireden yazı cevabının getirilmesi için taraflardan birine kesin süre verilemez. Resmi şekilde istenmesi celbi için gereken masrafın da ara kararında gösterilmesi gerekir. Bu husus göz önünde tutulmadan yazılı gerekçe ile davanın reddi usul ve yasaya aykırıdır.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK'nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 25.6.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy