(818 S. K. m. 262)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava itirazın iptali ve feshi ihbar nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde davalının arsa vasıflı kiralananda 31.12.1999 tarihinde sona eren kira sözleşmesi ile kiracı olduğunu, sözleşme süresinin bitmesine dayalı olarak davalı hakkında yapılan icra takibine haksız itirazda bulunulduğunu belirterek itirazın iptali ile davalının kiralanandan tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı 18 yıldır kiracı olduğunu, kiralananı boşaltmak istemediğini savunmuştur.
Mahkemece Borçlar Kanununun 262.maddesine göre süresinde açılmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı, dava konusu arsa vasıflı kiralananda 25.10.1994-31.12.1996 tarihleri arasında geçerli yazılı sözleşmesi ile kiracıdır. Arsa kirasında kira süresinin sona ermesiyle sözleşme belirsiz bir zaman için yenilenmiş ise Borçlar Kanununun 262.maddesine göre feshi ihbarla tahliye davası açılabilir. Davacı 29.11.1999 tarihinde tebliğ ettirdiği ihtarname ile tahliye iradesini davalıya bildirmiştir. Dava ise 7.9.2000 tarihinde açılmış olduğundan Borçlar Kanununun 262.maddesinde belirtilen sürelere uyulmuş olduğundan söz edilemez. Ancak davacı davalı hakkında İzmir 1.İcra Müdürlüğünün 2000/1069 esas sayılı dosyası ile icra takibi de yapmış tahliye iradesini bildiren örnek 56 tahliye emri davalıya 7.2.2000 tarihinde tebliğ olunmuştur. İcra takibinin yapılması ihtarnameye bağlı değildir. Bu şekilde davacı 1.1.2000 tarihinde başlayan yeni devrenin ilk altı ayın sonu olan 30.6.2000 tarihine nazaran 3 ay evvelinden ve 7.2.2000 tarihinde ihbarda bulunmuş, davayı da altı ayın bitiminden sonra 7.9.2000 tarihinde yani süresinde açmıştır. Böylece Borçlar Kanununun 262.maddesine uygun olarak akit feshedilmiş olduğundan kiralananın tahliyesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz itirazlarının kabulü ile H.U.M.K.nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 9.7.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy