(818 S. K. m. 260) (743 S. K. m. 624)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi ve icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkeme tahliye ve 650.000.000.TL üzerinden takibin devamına karar vermiş hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
B.K.260.maddesi uyarınca temerrüt sebebine dayalı tahliye davasını kiralayanın açması gerekir. Kiralayan durumunda olmayan malik veya kiralananı sonradan iktisap eden kimsenin önceden kiracıya ihbar göndererek malik olduğunu, kira bedellerinin bundan sonra kendisine ödenmesini istemesi bu sonuçsuz kalırsa şartlara haiz temerrüt ihtarı tebliğ ettirmesi ondan sonra dava açması gerekir. Dava hakkına ilişkin bu hususun mahkemece kendiliğinden gözetilmesi icapeder. Kiracıya tebliğ edilen ihtarın yasal şartları taşıması, istenen kira parasının muaccel olması ve bu kira bedelinin en az verilen otuz günlük süre içinde ödenmemiş olması gerekir. Kira parası götürülüp kiralayanın ayağında ödenmesi gereken borçlardan olduğundan ona götürülerek elden verilmesi veya masrafı kiracıya ait olmak şartıyla konutta ödemeli olarak gönderilmesi gerekir. Buna uygun olmayan ödemeler yasal değildir. Ancak buna aykırı bir ödeme teamülü taraflar arasında yerleşmişse ona uygun ödemede geçerli sayılır. Kiracı ve ya kiralayanın temerrüdü bu esaslara göre çözümlenir.
Olayımızda: Davacı kira aktinin tarafı değildir. Malik sıfatı ile bu davayı açmış olup kiralananın ½ payı kendisine ½ payı da Ayşe Ç.'e aittir. Bu durumda müşterek mülkiyet esasına tabi taşınmazda davacının tek başına aktin feshini istemeye hakkı bulunmamaktadır. Medeni Kanunun 624.maddesi gereğince diğer paydaşında pay ve paydaş çoğunluğunun sağlanması bakımından muvafakati alınması icap eder. Ne var ki davadaki bu eksiklik giderilebilse de davanın dayanağını teşkil eden icra takibindeki eksikliğin davadan sonra tamamlanması mümkün değildir. Bu nedenlerle temerrüt sebebine dayanan davasının reddi icap eder. Kira parası bölünebilen alacaklardan olduğundan davacı kendi payına isabet eden kısmı isteyebilir. Ancak davalının kiralananı diğer paydaş Ayşe Ç.'ten kiraladığı, takip konusu aylar kirasının kiralayana ödendiği, kiralayanında davacının hissesine isabet eden kira bedelini davacıya verdiği dosya kapsamından anlaşıldığından alacak davasının da reddine karar vermek gerekirken bunlardan zühul olunması, Usul ve kanuna aykırı olduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 9.7.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy