(818 S. K. m. 260, 257) (6570 S. K. m. 7)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi ve 495.000.000.-TL kira alacağının tahsili istemlerine ilişkindir. Mahkeme tahliye davasının reddine karar vermiş, alacak istemi ile ilgili olumlu ya da olumsuz karar vermemiş, hüküm davacı vekili tarafından tahliye isteğinin reddine ilişkin hüküm kısmına yönelik olarak temyiz olunmuştur.
Davacı, davalının aylık peşin ödemesi gereken Nisan 2000 ile Aralık 2000 tarihleri arasındaki kira bedellerini ihtara rağmen ödemediğinden temerrüde düştüğünden bahisle kiralananın tahliyesi ve dava tarihine kadar olan aylar kirası toplam 495.000.000.-TL'nın tahsilini talep etmiştir.
Davalı, duruşmalara katılmamış, herhangi bir savunmada da bulunmamıştır.
Mahkeme, temerrüt ihtarının usulüne uygun şekilde tebliğ olunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.
Davalı, duruşmalara gelerek temerrüt ihtarının tebliğinin usulsüz yapıldığına dair bir savunmada bulunmadığına göre ihtarın tebliğinin usulüne uygun yapıldığının kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, bundan zuhul olunarak yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 11.9.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy