(818 S. K. m. 262)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, 1.2.1996 başlangıç tarihli sözleşme ile boş arsa vasfındaki taşınmazın açık otopark olarak kullanılmak üzere davalıya kiraya verildiğini, Borçlar Kanununun 262.maddesi gereği davalıya ihtarname tebliğ edilerek feshi ihbarda bulunulduğunu, taşınmazı davacının kullanacağını belirterek kiralananın tahliyesini talep etmiştir. Davalı davanın reddini savunmuş, mahkemece de ihtiyacın samimi olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Dava konusu taşınmaz 1.2.1996 başlangıç, 31.1.1997 bitiş tarihli sözleşme ile boş arsa olarak davalıya kiraya verilmiştir. Kaldı ki keşifte dahi arsa vasfında olduğu tespit edilmiştir. Kiralanan gayrimusakkaf niteliği itibariyle Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.
Borçlar Kanunu 262.maddesi gereği her zaman altışar aylık dönemler itibariyle ilk üç ay içinde ihbar tebliğ edilip altı aylık sürenin sonunda dava açılabilir. Bu şekilde açılan bir davanın süresinde olduğunun anlaşılması halinde başka bir husus araştırılmaksızın tahliye kararı verilmesi gerekir. 31.7.2000-31.1.2001 tarihleri arasındaki altı aylık dönem için 11.10.2000 tarihinde feshi tebliğ edilip davada 8.2.2001 tarihinde süresinde açıldığından taşınmazın tahliyesine karar vermek gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi hatalı olduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile H.U.M.K.nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 24.9.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy