(743 S. K. m. 2, 659)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı şuf'a davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, şuf'alı payın iptali ile tescili istemine ilişkindir. Mahkemece istem gibi karar verilmiş ve hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Şufalı payın ilişkin olduğu taşınmaz paydaşlarca özel olarak taksim edilip herbir paydaş belirli bir kısmı kullanırken bunlardan biri kendisinin tasarrufundaki yeri ve ona tekabül eden payı bir üçüncü şahsa satarsa, satıcı zamanında o yerde hak iddia etmeyen davacının, tapuda pay satışı şeklinde yapılan işlem nedeniyle şufa hakkını kullanması M.K.2.maddesinde yer alan objektif iyi niyet kuralı ile bağdaşmaz. Kötüye kullanılan bu hak kanunen himaye görmez. 14.2.1951 gün ve 17/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bu hususun davanın her aşamasında ileri sürülmesi, hatta mahkemenin kendiliğinden nazara alması gerekir. Savunmanın tevsii bu gibi durumlarda söz konusu değildir. Davanın bu bakımdan reddi gerekir.
Davacı vekili davacının paydaşı olduğu taşınmazda davalının pay satın aldığını iddia ile şuf'alı payın iptali ile adına tescilini istemiştir.
Davalı vekili ise taşınmazın payı satan ile davacı arasında paylaştırıldığını, her ikisinin de evleri bulunduğunu, davalının da payı taksim edilmiş şekli ile satın aldığını, davanın reddini savunmuştur.
Dinlenen tanıklar, yerinde yapılan keşif ve keşif sonrasında düzenlenen bilirkişi raporundan taşınmazın A ve B olarak iki kısma ayrıldığı, A kısmının davacıya ait olduğu, üzerinde kargir bina bulunduğu, B kısmının davalıya ait olduğu üzerinde önceden yapılmış kargir bina bulunduğu toplanan delillerden anlaşılmaktadır. Bu durumda yukarıdaki esaslar çerçevesinde davanın reddi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz itirazlarının kabulü ile H.U.M.K.nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 11.9.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy