(6570 S. K. m. 1, 7) (818 S. K. m. 262, 263)
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava işyeri ihtiyacı nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde davalının kiralananda akaryakıt istasyonu ve kantar işleri yaptığını, kira sözleşmesi petrol ofisi ile yaptığı anlaşmanın bitmesine rağmen kiralananı boşaltmadığını, davacının taşınmazı akaryakıt istasyonu olarak kullanacağından ihtiyacının bulunduğunu belirterek davalının tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının taşınmazda intifa hakkı olmadığından dava açamayacağını, ihtiyacın zorunlu olmadığını, davacının halen birkaç alanda zaten faaliyet de bulunduğunu, yapılacak iş için ruhsatın gerektiğini, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki kira sözleşmesi 16.8.1993 başlangıç tarihli ve 5 yıl 5 ay süreli olup, taşınmaz akaryakıt istasyonu ve kantar olarak kiralanmış olup, tapuda tarla vasıflı olarak tescil edilmiştir. Davacı kiralayan sıfatıyla işyeri ihtiyacından bahisle kiralananın tahliyesini istemiştir. Olayımızda; kiralananın 6570 Sayılı Yasa hükümlerine mi, Borçlar Kanunu hükümlerine mi tabi olduğunun tespiti önem arz etmektedir. Mahkemece bu husus yeterince araştırılmadan kiralananın 6570 Sayılı Yasaya tabi olduğu kabul edilerek davacının ihtiyacını kanıtladığından bahisle tahliye kararı verilmesi doğru değildir. Taraf vekilleri her ne kadar keşif de taşınmazın 6570 Sayılı Yasa kapsamında olduğunu belirtmişlerse de bu beyan kiralananın 6570 Sayılı Yasaya tabi olduğu konusunda yeterli görülemez. Mahkemece kiralananda keşif yapılarak kiralananın 6570 Sayılı Yasaya mı Borçlar Kanunu hükümlerine mi tabi olduğunun saptanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu husus üzerinde durulmadan noksan inceleme ile yazılı şekilde tahliye kararı verilmesi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile H.U.M.K. nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 17.09.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy