(1086 S. K. m. 567) (743 S. K. m. 586)
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava menkul mallar üzerindeki ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkeme satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar vermiş, hüküm bir kısım davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Taşınır malların ortaklığının giderilmesinde malı elinde bulunduran onun maliki sayılır. Zilyet olmayan paydaş o mal üzerinde hak iddia ettiğine göre hakkı olduğunun ispatı görevli mahkemeye dava açması gerekiyorsa o davayı açma külfeti zilyet olmayan paydaşa ait olacaktır. Tabiatıyla HUMK. nun 567.maddesindeki sürede o paydaşa verilecektir.
Olayımızda: Davacı dava konusu yapılan ve tesbit zaptında nitelikleri belirlenen taşınır malların mülkiyetinin murisine ait olduğunu iddia ederek ortaklığın giderilmesini istemiştir. Davalılardan muris Vahit oğlu Vahit B. taşınır malların murisine ait olmayıp kendisine ait bulunduğunu, bu nedenle davanın reddi gerekeceğini savunmuştur.
Uyuşmazlıkla ilgili olarak açılan Polatlı 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1997/79 esasına kayıtlı davanın yargılaması sonunda dava, davacının eda davası açmadan doğrudan tesbit davası açmasında hukuki yarar bulunmadığından reddedilmiş ve bu hali ile temyiz edilmeksizin 13.9.2000 tarihinde kesinleşmiştir. Mahkeme o davanın reddedilmesi ile taşınırların murisine ait olduğunun kesinleştiğini kabul ederek kararını vermiştir.
Yukarıda bahsi geçen taşınır malların mülkiyetinin tespiti konusunda Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonunda verilen karar uyuşmazlığı sona erdiren, uyuşmazlığın esasına ilişkin bir karar değildir. Taşınır malların mülkiyetindeki uyuşmazlık devam etmektedir. Bu nedenle uyuşmazlığın halli için yukarıda açıklanan esaslar çerçevesinde ilgili tarafa mehil verilip dava açıldığı takdirde sonucunun beklenerek ona göre bir hüküm tesisi gerekirken yazılı gerekçe ile satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmesi hatalı olmuştur.
Öte yandan kabul şekline göre taşınır malların ortaklığının giderilmeleri davalarında maktu harç alınması gerekirken nisbi harç alınması doğru değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK. nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 17.09.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy