(818 S. K. m. 248)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde duruşmalı olarak temyiz edilmiş ancak dava duruşmalı işlerden olmadığından duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava işyeri ihtiyacı nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesi ile müvekkilinin oğlunun üniversite mezunu olduğunu, askerliğini yaptığını, halen bir işinin bulunmadığını, dava konusu kiralananı otel olarak işletecek olmasından dolayı işyeri ihtiyacının olduğunu belirterek davalının kiralanandan tahliyesini talep etmiştir.
Davalılar vekili, ihtiyacın samimi olmadığını, davacının çok sayıda boş işyerinin bulunduğunu, ihtiyaçlının yapılacak işe ilişkin bilgi ve deneyiminin olmadığını, davanın kötü niyetle açıldığını, reddini savunmuştur.
Taraflar arasındaki kira sözleşmesi 25.4.1995 başlangıç tarihli ve 5 yıl sürelidir. Davacı, davalılar tarafından da otel olarak kullanılan kiralanana oğlunun ihtiyacı olduğundan bahisle kiralananın tahliyesini istemektedir. 1973 doğumlu ihtiyaçlının üniversite mezunu olduğu askerliğini yaptığı hususları ihtilafsızdır. Davacının ise eczacı olmasına rağmen böbrek rahatsızlığı sebebiyle fiilen çalışamadığı ihtiyaçlının zaman zaman eczaneye giderek babasına yardım ettiği eczanenin başka kalfalarının da olduğu tanıklarca ifade edilmiştir. Eczacılık uzmanlık ve ruhsat gerektiren bir iştir. Halen boşta olan ihtiyaçlının zaman zaman eczaneye gitmesi orada çalışması, işin başında bulunması bir işinin olduğu anlamına gelmez. Kaldı ki eczacının bulunmadığı zamanlarda bir mesul müdürün eczanede olması gerekir. İhtiyaçlı ise dil üzerine eğitim yapmış olup mesul müdürlük yapabilecek durumda değildir. Yine eczanede ihtiyaçlının ücret karşılığı çalıştığı da kanıtlanamamıştır. Bu durumda ihtiyacın samimi görülerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuştur.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile H.U.M.K. nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 24.09.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy