(818 S. K. m. 260)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görülüşüp düşünüldü:
Karar: Dava, temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkeme davayı reddetmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar vekili dava dilekçesinde, 1.1.2000 - 1.1.2001 yılı kira parası olan 6.000.000.000.-TL'nın davalıya gönderilen temerrüt ihtarnamesine rağmen ödenmediğini ileri sürerek temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesini istemiştir. Davalı vekili, temerrüt ihtarnamesinde akdin feshine dair ibare bulunmadığından geçersiz olduğunu, davacıların kiralananı 1988 yılında satın almalarından bu yana kira parasının miktarı konusunda görüşme yapmadıklarını, kira parası istemediklerini, ortada tespit edilmiş ve belirli bir miktar olmadığından yersiz açılan davanın reddini savunmuştur. Mahkeme, ihtarnamede akdin feshedileceği ve tahliye davası açılacağı açıkça belirtilmediğinden davanın reddine karar vermiştir.
Dosyaya sunulan temerrüt ihtarnamesinde, 2000-2001 yılı kira parası olan 6.000.000.000.-TL'nın ihtarnamenin tebliğini müteakip 30 gün süre içerisinde ödenmesi, ödenmediği takdirde temerrüt nedeniyle tahliye davası açılacağı iradesi bildirilmiştir. Bu belirtmede Borçlar Kanununun 260.maddesine aykırılık yoktur. Akdin feshinden bahsedilmemiş, daha kapsamlı olan tahliyeden sözedilmiştir. Tahliye kavramı içinde fesih iradesi de mevcuttur. Bu hali ile ihtar hukuki sonuç doğuracağından temerrüt olgusu buna göre değerlendirilip davanın esası hakkında bir karar vermek gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine 24.9.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy