(818 S. K. m. 258)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi isteğine ilişkindir. Mahkeme davayı reddetmiş ve hüküm davacı vekili tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı vekili, davalının ihtara rağmen 2000 yılı Eylül ayı kirasını ödemediğini bildirerek temerrüt nedeniyle tahliyesini istemiştir.
Davalı vekili, davalının oturduğu dairenin cam çerçevelerinin tümden çürümesi ve değiştirmeyi gerektirmesine rağmen kiralayanın bunu değiştirmeye yanaşmaması üzerine davalının mahkemeye başvurup tespit yaptırdığını ve çerçevelerin değişmesinin zorunluluğuna ve değerine ilişkin rapor aldığını, kiralayanın muvafakat etmemesine rağmen çürümüş ve kullanılamaz duruma gelen çerçeveleri değiştirip bu harcamaları kiradan mahsup ettiğini, davacıya hem tespit raporunu tebliğ ettirdiğini hemde temerrüt iddiasıyla gönderilen ihtara cevabi ihtarla gerekli açıklamayı yaptıklarını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının savunması yönünde davanın reddine karar verilmiştir.
Borçlar Kanununun 258. maddesi gereğince kiralananın alelade kullanılması ile ilgili ve kullanımdan doğan masraflar kiracıya aittir. Bu davada; taraflar arasındaki yazılı sözleşme 15.9.1993 başlangıç tarihlidir. Sözleşmenin 3.maddesinde de "kiracı, kendi ihmali sonucu dairede meydana gelebilecek normal kullanma ve yıpranma dışında her türlü hasar gideri kendisine ait olmak üzere derhal tamir ettirilecek" hükmü yer almaktadır. Kiralananda 1993 yılından beri kiracı olan davalının sözleşmede belirtilen normal bakım ve onarımı yapmayarak, tespit raporlarında belirlenen miktarda hasara neden olduğu anlaşıldığından tamir için yapılan masrafların kira bedeline sayılması doğru değildir. Kendisine tebliğ edilen ihtarname ile tanınan 30 günlük sürede 2000 yılı Eylül ayı kirasını ödemediğinden temerrüt gerçekleşmiştir.Tahliyesine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddi hatalı görüldüğünden hükmün bozulması icap etmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz itirazlarının kabulü ile H.U.M.K.nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 24.9.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy