(6570 S. K. m. 7) (818 S. K. m. 260, 1)
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görülüşüp düşünüldü.
Dava, icra takibine yapılan itirazın iptali ve temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi istemlerine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, sözleşme uyarınca aylık kiranın İ.T.O. perakende endeksine göre attırılacağının kararlaştırıldığını, 1.1.2000 tarihi itibariyle endeksin %58,8 olup buna göre kiranın 222.320.000.-TL olması gerektiğini, buna rağmen davalının sadece 200.000.000.-TL ödemede bulunduğunu, kira farkları için hakkında yapılan icra takibine de haksız şekilde itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline ve davalının temerrüt nedeniyle kiralanandan tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı sözleşmede kira artış şartı olmasına rağmen davacıyla 1.1.2000 tarihinden itibaren aylık kiraların 200.000.000.-TL olarak ödenmesi konusunda anlaştıklarını, ödemeyi bu miktar üzerinden yaptığını, davacının bir yıl süreyle kirayı eksik aldığını fark etmediğini söylemesinin inandırıcı olmadığını, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, sözleşmedeki artış oranının muallak olması likit ve belirgin olmaması, davacının yapılan ödemeyi itirazsız kabul etmesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenmiş kira sözleşmesi mevcut olup, 1999 yılı için kira karşılığının ne olacağı belirlenmiş, sözleşmenin özel şartlar 4.maddesinde de 1.1.2000 tarihinde İ.T.O.'nca perakende safhada belirlenen yıllık artış oranı kadar kira artışı yapılacağı kararlaştırılmıştır. Bu şart geçerli olup, tarafları bağlar. İ.T.O'nca belirlenen fiyat endeksleri ile belli ve muayyen oranda bir artış belirlendiğine göre kira bedelindeki arttırımın da buna göre belirlenmesi gerekir. Mahkemece artışın belirli olmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Davalı belirtilen özel şarta göre arttırım yapmadan ödemede bulunduğuna göre temerrüt olgusunun gerçekleştiğinin kabul edilmesi gerekir. Bu durumda mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz itirazlarının kabulü ile H.U.M.K.nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 1.10.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy