(743 S. K. m. 619) (492 S. K. m. 138)
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar dahili davalılardan Abidin K. tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava bir parça taşınmaz mal ortaklığının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece taşınmazın satışı suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalı Abidin K. vekili tarafından temyiz olunmuştur.
Satış yoluyla ortaklığın giderilmesi istenilen taşınmaz üzerinde bina ağaç vesaire gibi muhtesat varsa bunlar M.K.619.maddesi uyarınca arzın mütemmim cüz-ü sayılacağından arzla birlikte satışına karar verilir. Ancak bunların bir kısım paydaşlara aidiyetine ilişkin tapuda şerh varsa veya bu hususta tüm paydaşlar ittifak ediyorsa o takdirde değerlere göre oran kurulması ve satış parasının bu oran esas alınarak dağıtılması gerekir. Oran kurulurken muhtesatın ve arzın dava tarihi itibariyle ayrı ayrı değeri takdir ettirilir, bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri saptanır. Bulunan tüm değer muhtesat bedeline ve arzın kıymetine ayrı ayrı oranlanarak yüzde itibariyle ne kadarının muhtesata ne kadarının arza isabet ettiği belirlenir. Satış bedelinin dağıtımında da bulunan bu yüzde nispetler göz önünde tutularak muhtesata isabet eden kısmın sadece muhtesat sahibine veya payları nispetinde sahiplerine arza isabet eden kısmında payları oranında tüm paydaşlara verilmesi icap eder.
Muhtesatın arzın paydaşlarına değil de 3.şahsa aidiyetinin anlaşılması halinde bu şahsı muhtesat nedeniyle davaya dahil etme ve ona satış bedelinden pay verme mümkün değildir.
Olayımızda: Dava konusu 3 parsel nolu taşınmaza ait tapunun beyanlar hanesinde taşınmaz üzerindeki A ve B harfli evlerin davalı Osman K.'a, C harfli evin davacıya ait olduğu konusunda şerh bulunduğuna göre yukarıda açıklanan esaslar çerçevesinde oran kurularak satış bedelinin muhtesata isabet eden kısmının sadece muhtesat sahibine, arza isabet eden kısmının payları oranında tüm paydaşlara verilmesine hükmedilmesi gerekirken ev değerlerinin yaptıranlara verilmesi şeklinde hüküm tesisi hatalı olmuştur.
Kabule göre de; ortaklığın giderilmesi davalarının iki taraflı davalardan olması, bu davalarda kazanan veya kaybeden tarafın bulunmaması gözönünde tutularak davada kendisini vekille temsil ettiren davalı Abidin K. lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi ve 492 Sayılı Harçlar Yasasının 138. maddesi sonuna eklenen fıkra gereğince 22.12.2000 günlü Resmi Gazetede yayımlanan Harçlar Yasasının Genel Tebliğinin 1 sayılı tarifesine göre taşınmazların satış bedeli üzerinden binde 9 nispi karar harcı alınması gerekeceği gözönünde tutulmaksızın binde 7,5 harç alınması usul ve yasaya aykırıdır.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile H.U.M.K. nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 01.10.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy