(743 S. K. m. 658, 659) (818 S. K. m. 18)
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı şufa davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde duruşmalı olarak temyiz edilmiş ancak dava değeri itibariyle duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava şufalı payın iptali ile davacı adına tescili isteğine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne ve tapudaki trampa bedeli üzerinden şufa hakkının tanınmasına karar verilmiş ve hüküm davalı vekili tarafından temyiz olunmuştur.
Davacılar vekili, davaya konu 1544 ve 1561 parseller ile başka köydeki 345 parselin Satı T. ile davalı arasında trampa edilmiş gibi tapuda işlem yapılmış ise de gerçekte satış yapıldığını belirterek şufa haklarının tanınmasını istemiştir.
Davalı vekili yapılan işlemde bir muvazaa bulunmadığını, trampa edilen taşınmazların paylarının eşit değerde olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece tarafların tanıkları dinlenip keşif yapılarak davanın kabulüne ve tapudaki trampa bedeli üzerinden şufa hakkının tanınmasına karar verilmiştir.
Şufa davasında muvazaa iddiasının her türlü delille ispatı mümkündür. Bu davada da davacı tanık dinletmiş ise de tapuda trampa olarak gösterilen işlemin satış olduğuna dair tanıklarca yeterli beyanda bulunulmamıştır. Bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulü hatalı görüldüğünden hükmün bozulması icap etmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile H.U.M.K. nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 15.10.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy