(743 S. K. m. 623, 627, 628) (3194 S. K. m. 16)
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar davalılardan Hatice T. tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, bir parça taşınmaz mal ortaklığının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece tarafların vaki sulhleri gereğince ortaklığın taksim yoluyla giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalılardan Hatice T. tarafından temyiz edilmiştir.
Ortaklığın giderilmesi davalarında taksim istenmesi halinde dava konusu her taşınmazın ayrı ayrı ele alınarak pay ve paydaş durumuna göre taksimin mümkün olup olmadığının araştırılması gerekir. Paydaşlar muvafakat etmediği takdirde taşınmazın bir kesimi paydaşlar arasında paylı müşa bırakılamaz. Davada sulh vaki olmadığı sürece bir kısım taşınmazların bazı paydaşlara diğerlerinin diğer paydaşlara verilmesi şeklinde re'sen taksime gitmek mümkün değildir. Taksimde her bir taşınmazın pay ve paydaş durumuna arazinin verim niteliğine göre taksimin mümkün olup olmadığının bilirkişi aracılığıyla saptanması gerekir. Payların denkleştirilmesi için ivaz ilavesi icap ediyorsa fen ehline taksim projesi düzenlettirilir. Taşınmaz Belediye ve mücavir alan hudutları içerisinde ise taksim projesi eklenerek Belediye'den imar yasası ve yönetmeliği uyarınca bu taksime imkan olup olmadığı sorulur. Taşınmaz Belediye ve mücavir alan dışındaysa aynı husus İl İdare Kurulundan sorularak saptanır. Taksim tarzında yani taksim projesindeki bölümlerin hangi paydaşa verileceği konusunda taraflar anlaşamazlarsa mahkeme huzurunda kura çekilerek hangi kesimin hangi paydaşa verileceği belirlenir.
Olayımızda:1828 parsel sayılı taşınmazın ortakları arasında taksim edildiği ve bu konuda sulh oldukları iddia edilerek düzenlenen taksim sözleşmesi ve krokisi dosyaya ibraz edilmiş ise de tüm paydaşların katılımı ile yapılmış sulhname bulunmadığından bu belgeye dayanılarak taksim yapılması mümkün değildir. Bu nedenle yukarıdaki esaslar nazara alınarak taksim konusunun incelenmesi ve taksimin mümkün olduğu anlaşıldığında düzenlenecek krokinin onay makamına gönderilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde taksim kararı verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK. nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 17.10.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy