(818 S. K. m. 260)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi isteğine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, kiralananı iktisap ettiği 1990 yılından itibaren davalının kira parası ödemediğini ve taşınmazı fena kullandığını ileri sürerek dava açmış, yargılama sırasında son iki yıl kira parasının ödenmediğini ileri sürmüştür. Davalı kira paralarını ödediğini, davacıdan herhangi bir belge almadığını savunmuş, davacıya yemin teklifinde bulunmuştur. Mahkemece davacının teklif edilen yemini eda etmesi nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Borçlar Kanununun 260.maddesine göre kiracı muaccel olan kira bedelini ödemediği takdirde kiralayan 30 gün içinde kira bedelinin ödenmesini aksi takdirde akdin feshi ve tahliye davası açılacağını kiracıya ihtar eder, süresi içinde kira parasının ödenmemesi halinde kiracı aleyhine tahliye davası açılabilir.
Olayımızda, davacı tarafından Borçlar Kanununun 260. maddesine uygun şekilde davalıya gönderilen bir ihtarname bulunmamaktadır. Bu durumda temerrüt nedeniyle açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, tahliyeye karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz itirazlarının kabulü ile H.U.M.K.nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 17.10.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy