(6570 S. K. m. 7)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava ihtiyaç nedeniyle tahliye istemine ilişkin olup, yerel mahkeme davanın kabulüne karar vermiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
Davacı vekili, işyeri olarak kiraya verilen taşınmazın, camie gelen cemaatin ihtiyacı nedeniyle tahliyesini istemiş, davalı ihtiyacın gerçek ve samimi olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
6570 sayılı kanunun 7/b-c-ç maddeleri uyarınca açılacak davalarda dava hakkı kiralayana aittir. Davalı davacının kiralayan sıfatına karşı çıkarsa bunu davacının ispat etmesi gerekir. Kiralayanın dava hakkı mutlak olup malik olma şartı yoktur.
Yine 6570 sayılı yasanın 7/b ve c maddesi kimlerin ihtiyacı için tahliye davası açabileceğini sınırlı olarak saymıştır. Buna göre kiralayan veya kiralayan durumunda olmayan malik kendisinin, eşinin ve çocuklarının konut veya işyeri ihtiyacı için dava açabilir. Bunların dışındaki bir kimsenin ihtiyacı için dava açma imkanı yoktur.
Olayımızda:Davacı tarafın tüzel kişiliği devam ettiği gibi kira sözleşmesinin sona erdiğine ilişkin dosyada herhangi bir kanıt mevcut değildir. Bu durumda taraflar arasındaki uyuşmazlık davada ileri sürülen ihtiyaç iddiasının gerçek, samimi ve zorunlu olup olmamasına göre çözümlenmek gerekir. Kiralanan, cami olarak yapılan yapının altında dükkan olarak düzenlenmiş bundan sonra kiraya verilmiştir. Bu tür bir yerin tekrar cami ile ilgilendirilip bir kısım cemaatin ibadetine açılması ve bu isteğinde dernek tarafından ileri sürülmesi ihtiyacın samimi olmadığını gösterdiği gibi, hali hazır durum itibariyle de bir ihtiyaç bulunmadığı tanık anlatımlarıyla belirlendiğinden zorunlu bir ihtiyaç olmadığı da aşikardır. O halde davanın reddine karar verilmek gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulü ve tahliyeye karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu nedenle yerel mahkeme hükmü bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 7.5.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy