(743 S. K. m. 628)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan ortaklığın giderilmesi davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakta dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava 2 parça taşınmaz ortaklığının giderilmesi isteğine ilişkindir. Mahkemece satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiş ve hüküm davalı vekili tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı vekili, dava dilekçesinde davacı adına kayıtlı 10 nolu bağımsız bölüm ile eşi olan davalı adına kayıtlı 11 nolu bağımsız bölümlerin tapuda ayrı ayrı kayıtlı olmasına karşın birleştirilerek tek bir bağımsız bölüm halinde kullanıldığını, bu tek bağımsız bölümdeki ortaklığın giderilmesini istediklerini belirtmiştir.
Davalı vekili ise dava konusu yerlerin müşterek mülk olmayıp ayrı ayrı bağımsız bölümler olarak biri davacı, diğeri davalı adına müstakilen kayıtlı olduklarını bu yüzden izale-i şuyuu davasına konu olamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yapılan keşifte dava konusu 10 ve 11 nolu bağımsız bölümlerin mimari projesi ile tek bir daire olarak inşa edildiği, bu hali ile taksimin mümkün olamayacağı belirtildiğinden ortaklığın satışla giderilmesine karar verilmiştir.
Ancak getirtilen tapu kayıtlarına göre 10 nolu bağımsız bölüm davacı, 11 nolu bağımsız bölümse müstakilen davalı Yaşar adına kayıtlıdır. Her iki bağımsız bölüm üzerinde ne iştirak ne de müşterek mülkiyet söz konusu olmadığından izale-i şuyuu davasına konu edilmeleri de mümkün değildir. Bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde satış kararı verilmesi hatalı görüldüğünden hükmün bozulması icapetmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK'nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 4.3.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy