(743 S. K. m. 658, 659) (4721 S. K. m. 732) (1086 S. K. m. 8, 186)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı şufa davasına dair karar davacılar tarafından süresi içinde duruşmalı olarak temyiz edilmiş ancak dava Asliye Hukuk Mahkemesinin görevi dahilinde bulunduğu halde Sulh Hukuk Mahkemesinden verildiğinden dolayı duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görülüşüp düşünüldü:
Karar: Dava şufalı payın iptal ve tescili isteğine ilişkindir. Mahkeme açılan ve birleşen davaların reddine karar vermiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz olunmuştur.
Davacılar vekili 27.4.2000 günlü dilekçesinde müvekkillerinin 95 parselde paydaş olduklarını, davalı Mücahit Ö'ün bu taşınmazdan pay satın aldığını yirmi gün önce öğrendiklerini şufalı payın iptali ve müvekkilleri adına tesciline karar verilmesini Sulh Hukuk Mahkemesine açmış olduğu dava ile istemiştir.
15.6.2000 günlü oturumda, şufalı payın el değiştirmesi nedeniyle yeni iktisap edene davanın yöneltilmesi için davacı tarafa mehil verilmiş ve duruşma başka güne ertelenmiştir.
Dosyaya getirtilen tapu kaydı ve akit tablosundan, 95 parselde paydaş bulunan Orhan D. 26.4.1994 tarihinde payını 80.000.000 lira bedelle davalı Mücahit Ö'e , Mücahit Ö'ünde bu payını 6.6.2000 tarihinde 320.000.000.000 lira değerle diğer davalı M. Emin K'ya satmış oldukları görülmektedir.
Davacılar vekili Asliye Hukuk Mahkemesine vermiş olduğu 5.7.2000 tarihli dava dilekçesinde, Sulh Hukuk Mahkemesine şufa nedeniyle dava açtıklarını o davanın davalısının şufalı payı bu davada davalı olarak gösterdikleri M. Emin K'ya 320.000.000.000 lira bedelle sattığını davalı adına olan payın iptali ile müvekkilleri adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiş ve harca esas değerde ikinci satış bedeli göstermiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı M. Emin K'cı aleyhine müstakil açılan davadan sonra ayrıca 18.9.2000 tarihli dilekçe ile de Sulh Hukuk Mahkemesindeki davaya dahil edilmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesi; davalar arasında irtibat bulunduğundan dosyasının Marmaris Sulh Hukuk Mahkemesinin 2000/215 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine yargılamanın 2000/215 esas sayılı dosya üzerinde yürütülmesine karar vermiş ve dosyasını Sulh Hukuk Mahkemesine göndermiştir.
Dava devam ederken şufalı payın üçüncü şahsa daha yüksek bir bedelle satılması halinde davacının HUMK.nun 186.maddesi gereğince davayı yeni iktisap edene yöneltilmesi mümkündür. İlk açılan dava Sulh Hukuk Mahkemesinin görevi içerisinde ise ikinci satış bedelinin yüksek olması 10.5.1944 gün ve 14/18 sayılı tevhidi içtihat uyarınca göreve etkisi olmayacaktır. Ancak davacılar mahkemenin vermiş olduğu önel üzerine HUMK.nun 186 maddesindeki usuli işleme gitmeyerek yeni iktisap eden M. Emin K. aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde müstakil ayrı bir dava açmışlardır. Tercihlerini müstakil dava açmada kullanan davacıların bu davanın açılmasından sonra ilk davaya yeni iktisap edenin dahil edilmesi, ikinci açılan davayı etkilemez. Açılan davalar arasında irtibat bulunması halinde mahkemeler farklı ise birleştirme ve davaya bakıp yürütme görevi üst dereceli mahkemeye aittir. Şufa nedeniyle Sulh ve Asliye Hukuk Mahkemelerinde açılan davaların irtibatı nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemesinde birleştirilmesi gerekir.
Bu durumda görevsizlik kararı verip dosyayı görevli Asliye Hukuk Mahkemesine göndermesi gerekirken, görevli olmadığı halde işin esasını inceleyerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına 26.3.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy