(743 S. K. m. 658, 659) (4721 S. K. m. 732)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı şufa davasına dair karar davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava şufalı payın iptali ile davacılar adına tescili isteğine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ve hüküm davalılar vekili tarafından bedele yönelik temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık şufa bedelinin tayini noktasındadır. Şufa bedelinin satıcı ile alıcı arasında yapılan anlaşmada belirlenen bedel; tapuda gösterilen bedel mi yoksa davanın açıldığı tarihte saptanacak bedel mi olduğu konusunda yasada bir açıklık yoktur. Bu nedenle satıştan uzunca bir süre geçtikten sonra açılan şufa davalarında dava tarihinde objektif olayların yarattığı kıymet değişikliklerinin davayı açan paydaşın ödeme borcuna yansıtılması gerekir.
Olayımızda; Dava konusu pay 1.10.1997 tarihinde 195.000.000.-TL'ye davalıya satılmış; davacılar 15.4.1999 tarihinde satışı öğrendiklerini belirterek aynı gün davayı açmışlardır.
Davalılar, davanın süresine itirazları olmadığını bildirmişler, ancak bedele itirazla satış tarihinden bu yana 2,5 yıla yakın zaman geçmiş olduğundan arada ortaya çıkan değer artışının şufa bedeline yansıtılmasını istemişlerdir.
Mahkemece mahallinde iki kez keşif yapıldıktan sonra hakkaniyete uygun değer tespiti yönünden yeni bir uygulamaya geçilebilmesi için karar tarihine ve yakın tarihte yapılan keşifte belirlenen ve D.İ.E'nin toptan eşya fiyatlarındaki artış oranı yansıtılarak bulunan ikinci keşiften sonra düzenlenen ek bilirkişi raporundaki 1.282.716.130.-TL'nin şufa bedeli olarak tayinini kararlaştırılmış ve bu bedelin davacı tarafça depo edilmesi üzerine davanın bu bedelden kabulüne karar verilmiştir.
Davalı taraf mahallinde yapılan ilk keşifte belirlenen değerin ( 4.772.500.000.-TL ) şufa bedeli olması gerekeceğinin temyiz dilekçelerinde belirtmişler, davacılar vekili ise temyize cevaplarında dava tarihindeki değerin esas alınarak bilirkişinin daha önce bildirdiği 450.094.305.- TL'nin şufa bedeli olması gerektiği belirtilmiştir.
Yukarıda belirtildiği üzere, şufa bedelinin tayini konusunda yasal bir düzenleme bulunmamakla birlikte hakkaniyet ve iyi niyet gözönünde tutularak bedelin tespitinde dava tarihindeki kıymet değişikliklerinin şufa bedeline yansıtılarak bulunması gerekir. Mahkemece mahallinde iki kez keşif yapılmış olup, dava tarihindeki değerler farklı belirlenmiştir. Aradaki çelişki giderilmeden karar tarihine en yakın tarihte belirlenen değerin şufa bedeli olarak kabulü hatalı görüldüğünden hükmün bozulması icapetmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 11.3.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy