(818 S. K. m. 260) (6570 S. K. m. 7, 11) (1086 S. K. m. 74)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye-alacak-kira tespiti davasına dair karar davacı davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Uyuşmazlık temerrüt nedeniyle tahliye, kira alacağının tahsili ve kira parasının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece tahliye isteminin reddine, 351.000.000.TL.kira alacağının tahsiline, 10.5.2001 tarihinden geçerli olmak üzere kira parasının tespitine karar verilmiş, hüküm her iki taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davalının davacıya ait taşınmazda 10.5.1993 başlangıç tarihli ve 5 yıl süreli kira sözleşmesi ile kiracı olarak oturduğunu, yapılan icra takibine rağmen kira ödemediğini ileri sürerek temerrüt nedeniyle tahliyeye, birikmiş 670.000.000.TL.kira alacağının tahsiline ve 10.5.1998 tarihinden geçerli olmak üzere kira parasının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, taşınmazda kiracı olarak oturduğunu, ancak kira bedeli olarak taşınmazın bakım ve onarımını yaptığını, başkaca bir kira parası kararlaştırılmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, temerrüt oluşmadığından tahliye isteminin reddine, toplam 351.000.000.TL.kira alacağının tahsiline, 10.5.2001 tarihinden geçerli olmak üzere yıllık kira parasının 198.000.000.TL.olarak tespitine karar verilmiştir.
Davalının davacıya ait taşınmazda 10.5.1993 başlangıç tarihli ve ( 5 ) yıl süreli sözleşme ile kiracı olarak oturduğu konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Beş yıllık kira bedeli olarakda davalı tarafından taşınmazın bakım ve onarımının yapılması kararlaştırılmış başkaca bir kira bedeli belirlenmemiştir. Kira sözleşmesi 10.5.1998 tarihinden itibaren birer yıl süreyle uzamıştır. Davacı 2000/389 sayılı icra takip dosyası ile 3.3.2000 tarihinde tahliye istekli takip yaparak birikmiş 588.000.000.TL. kira alacağı talep edilmiş, ödeme emrinin tebliği üzerine davalı borçlu kira borcu bulunmadığından bahisle itirazda bulunmuştur.
Taraflarca belli ve muayyen bir kira parası belirlenmemiş ise de davacının yaptığı icra takibine karşı davalıda kendisine göre uygun bulduğu bir miktarı kira parası olarak ödemek zorundadır.Zira kira sözleşmesi karşılıklı edimleri içeren kullandırma akitlerindendir. Kira parası sözleşmenin en önemli unsurlarından birisidir. Bu nedenle ihtarlı ödeme emrinin tebliğine rağmen davalı kendisince uygun bulduğu bir miktarı kira parası olarak yasal sürede ödemesi gerekirken, hiç ödemede bulunmadığına göre temerrüt olgusu gerçekleşmiş bulunduğundan tahliyeye karar verilmesi gerekir.
Kira alacağı ve kira parasının tespiti istemine gelince; Taraflarca kararlaştırılmış bir kira parası bulunmadığına ve davacıda dava tarihine kadar kira tespitine ilişkin bir başvurusu olmadığına göre kendisine düşen yükümlülüğü yapmadığından 1998 yılından dava tarihine kadar birikmiş kira alacağından söz edilemez. Kira parasının tespiti içinde dönem başlamadan ( 15 ) gün önceden ihtar tebliği zorunludur. Zira sözleşmede artış öngörülmemiştir. Davada 10.5.1998 tarihinden geçerli olmak üzere kira parasının tespiti istendiğine göre hakim bu talebin dışına çıkarak 10.5.2001 tarihinden geçerli olmak üzere tespite karar veremez. Zira hakim HUMK.nun 74.maddesi hükmü gereğince taleple bağlıdır. O halde kira alacağı ve kira tespiti istemi reddedilmelidir.
Açıklanan nedenlerle davacı ve davalı vekillerinin temyiz istemlerinin kabulü ile tahliye isteminin reddine ilişkin hüküm kısmının davacı yararına, kira alacağı ve kira tespitine ilişkin hüküm bölümünün ise davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile H.U.M.K.nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine 6.4.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy