(2004 S. K. m. 67) (6570 S. K. Geç. m. 7)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali-tahliye davasına dair karar davalı-davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava temerrüt ve akde aykırılık nedeniyle kiralananın tahliyesine, itirazın iptali ve takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi isteğine ilişkindir. Mahkemece akde aykırılık nedeniyle tahliye davasının reddine, temerrüt nedeniyle tahliye ve takibin devamı isteminin kabulüne, davalının kiralanandan tahliyesine, itirazın iptaliyle takibin devamına ve asıl alacak üzerinden %40 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, asıl alacak miktarına takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine karar verilmiş, hüküm temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi ve takibin devamına ilişkin olarak davalı vekili tarafından, akde aykırılık ve faiz yürütülmesine ilişkin olarak temyiz dilekçesine cevap süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere göre davacının akde aykırılık davasının reddine ve faize yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı vekilinin temyizine gelince;
Davacı, davalı şirketin 1.1.2000 başlangıç tarihli ve 3 yıl süreli kira sözleşmesinin özel şartlar 4.maddesi gereğince ödemesi gereken kira parasını ödemediğinden davalı şirket aleyhine yapılan icra takibine haksız itirazda bulunduğunu, diğer yandan davalının kiralananda İmar Kanununa aykırı olarak yapılaşmaya gittiğinden belediyece para cezası verildiğini, kiralananın önündeki ortak alanın tamamının davalı şirket tarafından işgal edildiğini, bitişiğindeki kendisine ait dükkan önüne sıra sıra arabalar konarak çalışmasının engellendiğini, bu durumların sözleşmeye aykırılık oluşturduğunu, ihtarnameye rağmen de bir sonuç alınamadığını ileri sürerek temerrüt ve akde aykırılık nedeniyle kiralananın tahliyesine, icra takibine yapılan itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı vekili savunmasında 2001 yılı kira bedelinin 4531 Sayılı Yasa gereğince %10 oranında artırılarak davacıya ödendiğini, temerrüdün söz konusu olmadığını, davacının kiralananı yapı kullanma izni almadan kendilerine teslim ettiğini, sözleşmenin özel şartlar 8.maddesi gereğince servis yeri olarak yapılan basit sökülebilir yapının imara aykırılık teşkil etmesi nedeniyle müvekkili şirket tarafından derhal söküldüğünü, kira sözleşmesinde davacının kendisine ait dükkanda lastik tamir işi yapmayacağını taahhüt ettiğini, tüm bu nedenlerle temerrüt ve akde aykırılık ileri sürülerek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece olayda 4531 Sayılı Yasanın uygulanma olanağının bulunmadığı, sözleşme gereğince ödenmesi gereken kira parasının ödenmeyerek temerrüdün gerçekleştiği, sözleşme gereğince davalıya kiralananda istediği tüm değişikliği yapabilme yetkisi verildiğinden akde aykırılığın ileri sürülemeyeceği nedenleriyle yazılı şekilde karar verilmiştir.
1.1.2000 başlangıç tarihli ve 3 yıl süreli kira sözleşmenin özel şartlar 4.maddesine göre 1.yıl kirası 7.680.000.000.-TL, 2.yıl kirası ise 12.000.000.000.-TL olarak belirlenmiş, temerrüde konu ikinci yıl kirasının yarısının 15.2.2001'de diğer yarısının da 30.7.2001'de ödeneceği kararlaştırılmıştır. Aynı sözleşmenin 12.maddesinde kira parasının zamanında ödenmemesi halinde aylık %10 faiz alınacağı ve o yıla ait diğer kiraların muaccel hale geleceği hükmü yer almıştır.
Davalı şirket 2.yıl kirasının ilk taksitini 1.yıl kira parasının üzerine %10 ilave etmek suretiyle sözleşmede belirtilen süre içerisinde yatırmıştır. 4531 Sayılı Yasa gereğince 2001 yılında kira parası en fazla %10 artırılabileceğinden ve anılan yasa kamu düzeni ile ilgili olup sözleşmedeki artırım şartını geçersiz kıldığından olayımızda temerrüt olgusu gerçekleşmemiştir. Bu durumda temerrüt nedeniyle açılan tahliye davası ile alacağa ilişkin isteğin reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verildiğinden hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle akde aykırılık nedeniyle açılan tahliye davasının reddine ilişkin hüküm kısmının ONANMASINA, 2.bentte yazılı sebeple temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesine ve alacağın tahsiline ait hüküm kısmının BOZULMASINA, onanan kısım için istek halinde aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya iadesine, bozulan kısım için ise istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz eden davalıya iadesine, 4.4.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy