(743 S. K. m. 619, 620, 627, 628) (4721 S. K. m. 684, 685, 698, 699)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava 1 parça taşınmaz mal ortaklığının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkeme istem gibi karar vermiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, taksimi kabil olmayan taşınmazın satışına karar verilmesinde bir usulsüzlük olmamasına göre aşağıdaki bendin dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Satış yoluyla ortaklığın giderilmesi istenilen taşınmaz üzerinde bina ağaç vesaire gibi muhtesat varsa bunlar M.K.619.maddesi uyarınca arzın mütemmim cüz-ü sayılacağından arzla birlikte satışına karar verilir. Ancak bunların bir kısım paydaşlara aidiyetine ilişkin tapuda şerh varsa veya bu hususta tüm paydaşlar ittifak ediyorsa o takdirde değerlere göre oran kurulması ve satış parasının bu oran esas alınarak dağıtılması gerekir. Oran kurulurken muhtesatın ve arzın dava tarihi itibariyle ayrı ayrı değeri takdir ettirilir, bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri saptanır. Bulunan tüm değer muhtesat bedeline ve arzın kıymetine ayrı ayrı oranlanarak yüzde itibariyle ne kadarının muhtesata ne kadarının arza isabet ettiği belirlenir. Satış bedelinin dağıtımında da bulunan bu yüzde nisbetler gözönünde tutularak muhtesata isabet eden kısmın sadece muhtesat sahibine veya payları nisbetinde sahiplerine arza isabet eden kısmında payları oranında tüm paydaşlara verilmesi icap eder.
Muhtesatın arzın paydaşlarına değil de 3.şahsa aidiyetinin anlaşılması halinde bu şahsı muhtesat nedeniyle davaya dahil etme ve ona satış bedelinden pay verme mümkün değildir.
Olayımızda:Ortaklığının giderilmesi istenilen taşınmaz üzerindeki muhtesatın aidiyeti hususunda tapunun beyanlar hanesinde şerh bulunmadığı gibi tarafların bu hususta ittifakı da olmadığından muhtesatın arzla birlikte satışına karar vermek gerekirken oran kurularak satış bedelinin o oran dahilinde dağıtımına karar verilmesi hatalı olduğundan hükmün bozulması icabetmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz itirazlarının kabulü ile H.U.M.K.nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 9.4.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy