(743 S. K. m. 581, 630) (4721 S. K. m. 702, 640)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı şuf'a davasına dair karar davacılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava şufalı payın iptali ile davacı adına tescili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının dayandığı pay iştirak halinde mülkiyete konu ise tüm iştirakçilerin birlikte dava açması veya birinin açtığı davaya diğerlerinin muvafakat etmesi gerekir. Çünkü bu gibi hallerde 11.10.1982 gün 3/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davanın tereke adına açıldığının kabulü icabeder. Muvafakat duruşmaya gelip bu konuda beyanda bulunmakla veya imzası noterce tasdikli muvafakat belgesi ibrazı suretiyle yahut davacı adına davayı takip eden avukata vekalet vermekle yapılabilir. Bunlardan birinin gerçekleşmesi halinde muvafakat veren ortağın davacı safında yer alarak davayı takip etmesine gerek kalmaz. Muvafakat veren ortak haktan vazgeçtiğini de beyan ederse davanın kabulü halinde şuf'alı pay diğerleri adına davacı dışındakilerin hepsi haktan vazgeçerse şuf'alı pay sadece davacı adına tescil edilir. Bu yolda ortakların tümünün muvafakatı sağlanamazsa payı bırakan murisin terekesine M.K.581-630 maddeleri uyarınca görevli mahkemede mümessil tayini için davacıya süre verilir. Mümessil davacı dışında biri olursa davacının sıfatı biter, davayı mümessil takip eder. Mümessille takip edilen davanın kabulü halinde şuf'alı payın tereke adına tescili gerekir. Dava hakkına ilişkin olan bu hususun hakim tarafından kendiliğinden öncelikle nazara alınması icabeder.
Olayımızda:Dava konusu 869 nolu parselin 1/6 payı verasette iştirak halinde M. Zülfi Ç. mirasçıları adına kayıtlıdır. Dava başlangıçta mirasçılardan Faysal Ç. tarafından açılmış, yargılama sırasında diğer mirasçı M. Emin Ç. terekeye mümessil olarak atanmış olmakla birlikte davayı takip eden vekile miras şirketi adına verilmiş vekaletnameyi değil kendi şahsi vekaletnamesini vermiştir. Bu durumda tereke temsilcisinin davayı miras şirketi adına takip ettiği söylenemez. Dava mirasçı sıfatıyla M. Emin Ç. vekili huzuruyla görülüp sonuçlandırılamaz. Tereke mümessili M. Emin Ç'in bu sıfatla vekili Av.Zafer Gür'e verdiği vekaleti mevcut olmadığından usulüne uygun tereke mümessilinden vekaletname alınarak davaya devam edilmesi gerekirken bu husus üzerinde durulmadan yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair nedenlerin incelenmesine yer olmadığına ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 15.4.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy