(4721 S. K. m. 732, 733)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı şufa davasına dair karar davalı Halil İbrahim Karakurumer tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava şufalı payın iptali ve tescili istemine ilişkindir. Mahkeme davayı kabul etmiş, hüküm davalılardan Halil İbrahim Karakurumer tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı 3814 nolu parselde paydaş olduğunu davalı Halil İbrahim Karakurumer'in bu taşınmazda pay satın aldığını, şufa nedeniyle payının iptali ile adına tescil edilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı taşınmazın taksim edildiğini ve bu taksim şekline göre kullanıldığını iyiniyete dayanmayan davanın reddini savunmuştur.
Şufa davası devam ederken davacılar Ülger Karademir ve arkadaşları tarafından davalı Halil İbrahim Karakurumer aleyhine açılan tapu iptali ve tescil davasında 22.11.1993 gün 1993/192-308 sayılı kararla Halil İbrahim adına olan payın iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmiş, karar 9.2.1996 tarihinde kesinleştiği 1993/192 esas sayılı dosyanın incelenmesinden anlaşılmıştır. Bu kararla dava konusu şufalı pay dahili davalılara intikal etmiş davalı üzerinde pay kalmamıştır, ancak dahili davalılar tapuda işlem yaptıramadıklarından pay davalı üzerinde görülmektedir.
Mahkeme kararı ile payın maliki olan Ülger Karademir ve arkadaşları HUMK.Nun 186. maddesi gereğince davacı tarafından usulüne uygun olarak davaya dahil edilmişlerdir. Mahkeme davalı Halil İbrahim Karakurumer adına kayıtlı 3814 sayılı parselde bulunan 75/432 payın iptaline karar vermiştir. Kesinleşen ilamla bu pay davaya dahil edilenlere intikal ettiğinden davalı Halil İbrahim Karakurumer'e ait pay kalmamıştır. Taksim savunması da kanıtlanamadığına göre mahkemece yapılacak iş davacı tarafa kesinleşen ilama göre hak sahipleri adına tapuda tescil işlemi yaptırması için mehil vermesi davaya dahil olanların adına oluşacak payın iptali ile davacı adına tesciline ve şufa bedelinin de bu davalılara ödenmesine karar vermek gerekirken üzerinde pay bulunmayan Halil İbrahim Karakurumer'e ait payın iptali ile şufa bedelinin kime ödeneceğinin kararda belirtilmeden hüküm kurulması doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 11.4.2002 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy