(818 S. K. m. 73, 257, 262)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesi ile davalının Temmuz 2000 ayı kirasını süresinde ödememesi nedeniyle kendisine temerrüt ihtarnamesi gönderildiğini, davalının yasal ödeme süresi geçtikten sonra ödemede bulunduğunu belirterek davalının temerrüt nedeniyle tahliyesini talep etmiştir.
Davalı vekili taraflar arasında kira parasının davacının banka hesabına yatırılacağının kararlaştırıldığını, davalının ihtara konu ay kirasını ihtar keşidesinden önce banka hesabına ödediğini temerrüdün gerçekleşmediğini, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki kira sözleşmesi 1.4.2000 başlangıç tarihli ve bir yıl sürelidir. Sözleşmede kira parasının davacının Ziraat Bankası Bağcılar şubesindeki hesabına yatırılacağı kararlaştırılmıştır. Celbedilen banka ekstresinden de kiraların bu hesaba yatırıldığı anlaşılmaktadır. Ancak davalı Temmuz 2000 ayı kirasını Ziraat Bankası İstanbul şubesinden telefon havalesi ile ve müracaatında ödenmek üzere Bağcılar şubesine göndermiş bu durumu da ihtarnameyle davacıya bildirmiştir. Havale davacı tarafından alınmadığından gönderen şubeye iade edilmiştir. Kira parası götürülerek ödenecek borçlardan olup, ödeme yeri olarak banka hesap numarası kararlaştırıldığına göre ödemenin buraya yapılması gerekir. Davalı bunu yapmamış banka havalesi ile kirayı göndermiştir. Banka ödeme yeri değildir ve kiralar daha önce bu şekilde ödenmemiştir. Davalının hiç olmazsa kirayı konutta ödemeli olarak göndermesi icapeder. Nitekim ihtara konu ay kirası yasal 30 günlük ödeme süresi geçtikten sonra 16.11.2000 tarihinde konutta ödemeli olarak gönderilmiş ve 20.11.2000 tarihinde davacı tarafından alınmıştır. Davalının kira parasını havale yolu ile gönderdiğini davacıya bildirmesi kendisini temerrütten kurtarmaz. Davacı bankaya giderek parayı almak zorunda değildir. Temerrüt gerçekleştiğinden mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz itirazlarının kabulü ile H.U.M.K.nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 13.5.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy