(743 S. K. m. 591, 611, 627, 628) (4721 S. K. m. 651, 676, 698, 699)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde duruşmalı olarak temyiz edilmiş ancak dava niteliği itibariyle duruşmalı işlerden olmadığından duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava 2 parça taşınmaz mal ortaklığının giderilmesine ilişkindir. Mahkeme taksim sureti ile ortaklığın giderilmesine karar vermiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
Ortaklığının giderilmesi istenilen taşınmazın tapudaki yüzölçümü fiili duruma uymuyorsa ve hudutlarda sabit değilse görevli mahkemede açılacak dava yoluyla tapunun düzeltilmesi için taraflara süre verilmesi dava açılırsa onun sonucunun beklenmesi gerekir. Şayet dava açılmaz veya kesinleşen kararla red edilirse tapu miktarı fiili durumdan az ise sabit hudutlardan başlayarak tapu kapsamının arazide belirlenmesi fen ehline buna ilişkin kroki düzenlettirilmesi o krokide belirlenen yerin ortaklığının giderilmesi gerekir. Şayet tapu miktarı fiili durumdan daha fazla ise davanın reddedilmesi icapeder.
Ortaklığın giderilmesi geçerli bir taksim sözleşmesine dayanılarak isteniyorsa bu davanın reddi gerekir. Zira bu gibi durumlarda taksim sözleşmesine göre tescil için dava açılması icapeder.
Olayımızda:Ortaklığın giderilmesi istenen taşınmazda fiili durumu ile tapudaki miktarın birbirinden farklı olduğu görülmektedir. Bu çelişki giderilmeden taksim kararı verilmesi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz itirazlarının kabulü ile H.U.M.K.nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 20.5.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy