(743 S. K. m. 581, 630) (4721 S. K. m. 640, 702) (6570 S. K. m. 7)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava işyeri ihtiyacı nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde müvekkilinin kiralayan Dağıstan A'nın mirasçısı olduğunu, kiralananda beyaz eşya üzerine ticaret yapacağından ihtiyacının bulunduğunu, diğer mirasçıların muvafakat verdiklerini, ihtiyaç durumunun davalıya ihtarname ile bildirilmesine rağmen sonuç alınamadığını belirterek davalının kiralanandan tahliyesini talep etmiştir.
Davalı, davacının kiralanana ihtiyacının olmadığını, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece ihtarnamenin tüm mirasçılar tarafından keşide edilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında yazılı kira sözleşmesi bulunmamaktadır. Davacı, kiralananın miras bırakanı Dağıstan A. tarafından davalıya kiralandığını, sözleşmenin 4.11.2001 tarihinde sona erdiğini, kiralanana işyeri olarak ihtiyacının bulunduğunu belirterek 23.11.2001 tarihinde açtığı dava ile davalının kiralanandan tahliyesini istemektedir. Davalı tarafından kiralayan sıfatına ve kira süresine karşı çıkılmamıştır. Kiralayanın dava açılmadan önce 9.8.2000 tarihinde vefat ettiği ve geride davacı dışında başka şahısları da mirasçı olarak bıraktığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mirasçıların iştirak halinde mülkiyet hükümleri ve zorunlu dava arkadaşlığı gereği davayı birlikte açmaları yada bir mirasçı tarafından açılan davaya diğer ortaklarının muvafakatinin sağlanması ya da Medeni Kanunun 581-630.maddelerine göre terekeye mümessil tayini icap eder.
Olayımızda;İhtarname sadece davacı tarafından keşide edilmiş ve davada sadece davacı tarafından açılmış ise de davanın açıldığı tarih itibariyle gönderilen ihtarnamenin süre koruyucu niteliği yoktur ve dava süresinde açılmıştır. O halde sadece mirasçılardan biri tarafından açılan dava yönünden yukarıda açıklanan esaslar çerçevesinde taraf teşkili sağlanarak davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz itirazlarının kabulü ile H.U.M.K.nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 20.5.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy